
Bora Beyzade
Bu hafta
ülkemizden İspanya’ya oradan Almanya’ya uzanalım istedim. Bu kadar çok önemli
olayın ve maçın yaşandığı haftada tek bir yerde kalmayalım. Mini bir Avrupa
turu yapalım. İlk önce doğal olarak İstanbul’a, “Kıtalararası Derbi”ye gidelim.
“Şişman
kadın şarkı söylemeden opera bitmez” diye bir deyim vardır, henüz her şeyin
bitmemiş olduğu anlamında kullanılır. Fenerbahçe’nin TT Arena’da galibiyeti bu
sözü hatırlattı bana. Galatasaray berabere dahi kalsa Süper Final öncesi
yakaladığı müthiş avantajı devam ettirecekti ama olmadı. Farklı kazanacağı bir
maçı, futbolda zaman zaman gördüğümüz mucizelerden birini yaşayarak kaybetti.
Fenerbahçe
kazandı diyemiyorum çünkü maçı izleyen herkes bu sözlerime hak verecektir.
Fenerbahçe’nin kazandığı maçta yıldız Volkan Demirel, düşünün siz gerisini.
Milli kaleci belki de kariyerinin en parlak performansını sergiledi, ezeli
rakipleri karşısında. Fenerbahçe’nin 3 puanla dönmesinde başrolü oynadı.
Maçın
analizi çok basit aslında. Volkan’ın gecesi der geçersin, fazla da bir şey
söylemezsin. Galatasaray yakaladığı bir torba dolusu pozisyonu kaçırdı,
Fenerbahçe bir avuç kadarını attı. Süper Final’e de heyecan geldi. Büyük
ihtimalle son maça kadar sürecek bir heyecan bu. Tabii bu yolda Fenerbahçe’nin
işi daha zor. İki Beşiktaş maçı oynayacak, gergin olduğu Trabzon deplasmanına
gidecek, son maçta Galatasaray’ı ağırlayana kadar.
Ancak
bugün Fenerbahçe kaybetseydi eğer, 1 numaralı suçlu kesinlikle Aykut Kocaman
olacaktı. Yine maçı kenarda seyretti, taraftar gibi. 1-1’den sonra
değişiklikleri ancak yaptı. 2.yarıya sarı kartlı Caner ile başlamamalıydı.
Fenerbahçe’nin yediği olağanüstü baskıyı seyretti. Onu kurtaran Galatasaray
savunmasının bir anlık konsantrasyon eksikliği oldu. Ama sonuçta kazandı,
kimsenin Aykut Kocaman’ın hatalarını görecek durumu yok şimdi, doğal olarak.