10
Nisan 2020
Cuma
Detay

27 yıl tek forma: Sait Altınordu

21 Mart 2020 Cumartesi 20:22 - Son Güncelleme 21 Mart 2020 Cumartesi 23:27

Ne Francesco Totti, ne Steven Gerrard, ne Ryan Giggs ne de Paolo Maldini… Bildiğiniz bütün sadık oyuncuları unutun ve 27 yıl aralıksız Altınordu forması giyen Sait Altınordu ile tanışın…

Steven Gerrard, Francesco Totti, Paolo Maldini, Paul Scholes, Tony Adams, Carles Puyol, Franco Baresi, Giacinto Facchetti gibi bir sürü kulübüne sadık oyuncuyu tek nefeste sayabiliriz ancak deyim yerindeyse hiçbiri bir Sait Altınordu etmiyor.

Sait Altınordu’nun sadakatine yaklaşan çok az futbolcu bulunuyor futbol tarihinde. 'Futbol Günlükleri’nde bugün Sait Altınordu’nun ‘sadakat’ dolu öyküsüne göz atacağız…

Arma peşinde yirmi yedi yıl

İstanbul Üsküdar’da 1912’de dünyaya gelen Sait Altınordu, soyadını yirmi yedi yıl aralıksız formasını terlettiği takımından alacaktı. İzmir’e taşındıktan sonra Altınordu formasını sırtına geçirecek ve tam 27 yıl, evet dile kolay tam 27 yıl bu kulübe futbolcu olarak hizmet edecekti. Önüne konulan açık çekleri reddedecek, büyük tekliflere hayır diyecek ve gönül verdiği renklerin arkasından gidecekti.

“Açık çek verdiler, o reddetti”

Eşi Nimet Seher Altınordu verdiği röportajda onun kulübüne ne kadar bağlı olduğunu, fedakarlıklar yaptığını ve hayatını bu formaya adadığını şu sözlerle özetleyecekti:

“Çok sevdiğim bir insandı eşim. Sait futbola daha önce başlamış ama ben bilmiyordum. İyi oynadığını, güzel oynadığını söylüyorlardı. O dönem, böyle büyük para falan kazanamıyordu futbolcular. Ekmeğini, zeytinini kendin alıp kendin yiyeceksin. Sait öyle oynadı, düşünün tam 27 sene. Başka kulübe hiç gitmedi. Güneş Kulübü, Sait’e açık çek vermiş, ‘rakamı sen yaz’ demiş ama o Altınordu’da kalmayı tercih etti. Orda kaldı, orda öldü…”

(Fotoğrafta ayakta soldan dördüncü futbolcu: Sait Altınordu)

Nimet Seher Altınordu, eşi Sait Altınordu’nun ‘Soyadı Kanunu’ çıktıktan sonra nasıl Altınordu soyadını aldığı konusunda ise, “Soyadı yokmuş o dönem. Buranın eşrafı toplanmış kulübe isim arıyorlar. Altınordu ismini kabul etmişler. Sait’in de hoşuna gitmiş bu isim ve soyadı olarak almış kendine. Sait, kulübünün adını, soyadı olarak alınca Göztepe ve Altay futbolcuları da kendine soyadı olarak kulüplerinin isimlerini almışlar. Fuat Göztepe, Vahap Özaltay…” ifadelerini kullanıyor.

Metin Oktay: Sait Altınordu kahramanımızdı

Kulübe olan bağlılığının yanı sıra o dönem oynadığı futbolla da herkesin takdirini kazanan Sait Altınordu birçok futbolcuya da idol olmuştur. İzmir futbolunun gelmiş geçmiş en büyük yıldızlarından ve sembollerinden biridir. Altınordu aynı zamanda bu dönem 4 defa da A Milli Futbol Takımımızın formasını giymiştir. Ahlaklı kişiliği, Türk futbolunun bir diğer efsanesi Metin Oktay katıldığı bir televizyon programında Sait Altınordu için, “İnsan okuyarak, görerek ya da dinleyerek öğrenir. Bizim de çocukluğumuzda Sait Altınordu vardı, kahramanımız. Ona baka baka topa nasıl vurulur öğrendik” diyecekti.

14 yaşında üstüne giydiği formayı tam 27 yıl taşıyan Sait Altınordu, kendisine gelen bütün transfer tekliflerini yok sayarak, takımının adını kendi soyadı yaparak, türlü fedakarlıklarla formasını hiç çıkarmayacak ve takımına olan sadakatini gösterecekti. 

Günümüz futbolunda sadakat mümkün mü?

Sait Altınordu’nun büyülü hikayesinin ardından sorulacak asıl soru; günümüz futbolunda sadakat mümkün müdür?

Günümüz futbolunun en büyük tartışma konularından biridir kulübe sadakat, aidiyet, bağlılık. Sadakatin belki de son örneklerini gören nesil olarak bir nevi kendimizi şanslı da sayabiliriz çünkü günümüz futbol ekonomisinde herhangi bir oyuncunun bir kulübün forması altında bütün kariyerini sürdürmesi ütopyadan ibaret bence. Her takımın taraftarı kendine sadık, bağlı, aidiyet besleyen futbolcu ister. Hatta bu futbolcu bir de kulübün altyapısının ürünüyse üzerine hemen ‘evlat’ etiketi yapıştırılır. Bu durum bazen futbolcu üzerinde baskıya bazen sorumluluğa neden olur, bazen de ateşlemeye yarar.

Taraftarların saha içinde yansımasıdır bu tarz oyuncular. Taraftar kendi ruhunu saha içinde hisseder ve bu futbolcuyu kendi ile özdeşleştirir. Futbolcunun onunla aynı duyguları hissettiğini, yaşadığını düşünür. Günümüzde zor ama siz de takımınızda Sait Altınordu gibi başarılı, ahlaklı ve sadık bir futbolcu istemez miydiniz?

Kaynak: TRT SPOR