6
Temmuz 2020
Pazartesi
Detay

Alman gençlerini eğiten Türk: Engin Yanova

28 Haziran 2020 Pazar 13:28 - Son Güncelleme 28 Haziran 2020 Pazar 15:35

Almanya'da Bavyera Eyalet Federasyonu Başantrenörü ve U20 Milli Takımı yardımcı antrenörü olarak görev yapan Engin Yanova ile futbolcu ve teknik adam gelişimi üzerine konuştuk.

Futbolda altyapı ve antrenör eğitimi denince akla gelen ilk ülke tartışmasız Almanya'dır. İkisinin birleştiği noktada da bizden biri duruyor: Engin Yanova. Almanya'nın en büyük eyalet federasyonu Bavyera'nın başantrenörü ve Almanya altyaş milli takımlarının da antrenör ekibinde yer alıyor. Kendisi ile kariyerini, Almanya'nın hem futbol hem antrenör eğitimini ve Türkiye'de neler yapılabileceğini konuştuk.

Hocam öncelikle bize vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz. Sizleri tanımayanlar için biraz kendinizden ve futboldaki kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

1977 Berlin doğumluyum, evliyim ve iki çocuk babasıyım. 2015'ten beri Münih'te yaşıyoruz. Çok genç yaşta babam sayesinde futbolla tanıştım. Babam beni 7 yaşında bir kulübe kaydetti ve böylece futbola başlamış oldum. Çok iyi antrenörlerim oldu ve iyi bir eğitim aldım. U14 ile U19 arası Berlin Futbol Federasyonun Eyalet Karması'nda oynadım. Berlin'in en iyi altyapısı olan kulüplerinde oynadım. Fakat genç yaştaki sakatlıklar profesyonel kariyerimi engelledi. 26 yaşında ilk antrenörlük lisansımı yaptım ve kariyerimde böylece başlamış oldu.

Antrenörlüğe geçiş süreciniz nasıl oldu?

Eşimin sayesinde antrenör olmaya karar verdim ve hemen lisans eğitimine başvurdum. İlk lisansımı aldıktan sonra da vakit kaybetmeden U12'de antrenörlüğe başladım. Adım adım kendimi geliştirdim ve üç buçuk yıl içerisinde UEFA A-Level lisansımı alarak U19 Bundesliga'da Union Berlin'de çalışmaya başladım. 2015'te de Pro Lisans eğitimimi bitirdim.

Almanya'da şu anda aslında çok kıymetli bir görevde bulunuyorsunuz. Bunun detaylarına gireceğiz ancak bu süreci de merak ediyorum. Hikaye nasıl başladı?

2007 ile 2013 arası Union Berlin'in U19 ve U23 takımlarını en yüksek liglerde çalıştırdım ve böylece hem federasyonda hem de Bundesliga kulüplerinde yetkili ve iyi insanlarla tanıştım. Hatta 2014'te U19 Avrupa Şampiyonası'nda Alman Milli Takımı'nda Teknik Direktör Marcus Sorg'un yanında bir süre kaldım ve o sene Joshua Kimmich Julian Brandt'lı U19 Milli Takımı Avrupa şampiyonu olmuştu. Bu tecrübeyle federasyonda çalışabilme olasılığı kafamda oluştu. Pro-Lisansımı çok iyi bir notla aldıktan sonra, 2015 yılıydı, Almanya'nın en büyük Eyalet Federasyonu olan Bavyera Futbol Federasyonu'nda Antrenör ve Eğitmen olarak göreve başladım. 1 yıl sonra da Alman Milli Takımı'ndan gelen teklifle U20 Milli Takımı'nda yardımcı antrenör olarak göreve başladım. Bu senenin başında Bavyera Futbol Federasyonu beni Başantrenörlük görevine getirdi. Şu anda Hem Eyalet Federasyonları bazında hem de Alman Milli Takımı çatısı altında ilk ve tek Türk kökenli antrenör olmanın gururunu yaşıyorum.

"Almanya'nın gücü amatör kulüplerin altyapı organizasyonunda yatıyor"

Bavyera Futbol Federasyonu'nda başantrenörlük yapıyorum dediniz. Oradaki çalışmalarınız neler? Türkiye'den daha farklı bir sistem var. Bunun Alman futboluna katkıları nasıl oluyor?

Almanya'da federal bir sistem var. Alman Futbol Federasyonu çatısında 21 Eyalet Federasyonu bulunuyor ve Bavyera Futbol Federasyonu aralarında en büyüğü (yaklaşık 4500 kulüp ve 1.6 milyon üye sayısı var). Başantrenör olarak antrenör eğitimi ve yetenek geliştirmeyle ilgili sorumluyum. Bu konuların programlanması ve koordinasyonu benim yetki alanımda. Almanya'nın gücü amatör kulüplerin altyapı organizasyonunda yatıyor. U6'dan itibaren çocuklarımız düzenli bir şekilde kulüplerde futbol oynayabiliyorlar. U11'den itibaren yetenek geliştirme programlarımız başlıyor ve bunun meyvelerini Milli Takım olarak U15’ten itibaren toplamaya başlıyoruz.

Eyalet Federasyonu dışında bir de Alman Milli Takımı'nda görev alıyorsunuz. Burada neler yapıyorsunuz?

2016'dan beri Alman Altyaş Milli Takımları'nda antrenör olarak yer alıyorum. Görev alanım U18 ve U20 Milli Takımları. Buradaki sistemimiz şöyle: Üç sene boyunca bir yaş gurubundan sorumluyuz. Takımı U18'de alıyoruz ve U20'ye kadar beraber ilerliyoruz. Ondan sonra biz tekrar U18'e geçiyoruz ve bu şekilde devam ediyor. Ayrıca Almanya Futbol Federasyonu'nun kendi akademisinde antrenör eğitimiyle ve yetenek geliştirmeyle ilgili çeşitli projelerde de yer alıyorum.

"Almanya'dan çok çalışmayı, pes etmemeyi ve dayanıklılığı örnek alabiliriz"

Almanya genç oyuncu yetiştirmede belki de dünyanın en iyisi. Bunu nasıl başarıyorlar, özetlemek gerekirse nasıl bir sistemleri var?

Bence bunu başarmanın en büyük nedeni fikirlerin ve düşüncelerin sadece teoride kalmaması, pratikte de uygulanması. Gerektiği zaman karar verip eyleme geçebiliyoruz. Fikir üzerindeki tartışmalarımız hiçbir zaman kişisel kibire kaçmıyor. Alman futbolunun gelişmesi ve her zaman örnek olabilmesi en büyük vizyonumuz. Şu anki tartışmalarımız bu yönde ve vizyonumuzun güncelleşmesi ve gelişmesi için çok yoğun çalışıyoruz. Federasyon, kulüpler ve devlet koordineli şekilde beraber çalışıyorlar.

Bizde de sürekli altyapı ve oyuncu gelişimi tartışılıyor. Peki, biz Almanya'dan neleri örnek alabiliriz? Türkiye, Almanya gibi başarılı olmak için neler yapmalıdır?

Türkiye başarılı olmak istiyorsa kendi vizyonunu üretmesi ve uygulaması gerekiyor. Vizyon başkalarından kopyala-yapıştır ile uygulanamaz. Türkiye'nin kendi dinamiklerini, zamanı iyi okuyup, coğrafyasını iyi tanıyıp, gücünü bilmesiyle en kısa zamanda doğru kararlar verip, harekete geçirmesi gerek. En kısa zamanda genç yeteneklere ve altyapıya ilgi artırılmalı ve kaynaklar iyi kullanılmalı. Almanya'dan örnek alınabilecekler; çok çalışmak, pes etmemek ve dayanıklılıktır bence.

Bana göre altyapıdan oyuncu yetiştirmek için önce iyi antrenörlerimiz olması lazım. Türkiye'de antrenörlük sisteminde de sorun var. Siz nasıl bir eğitim aldınız Almanya'da ve Türkiye'de iyi antrenörler yetişmesi için neler yapmak lazım?

Ben Pro-Lisansa kadar 4 aşamalı bir eğitim aldım ve her seferinde kendimi geliştirebildim. Türkiye'de antrenörlük sisteminde bir sorun olduğunu düşünmüyorum, daha çok antrenör profilinde bir sorun olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin eğitmen ruhlu hocalara ve bu işi gönülden ve severek yapan insanlara ihtiyacı var. Türk futbolun geleceği sevgiden geçer. Futbol sevgisini çocuklarımıza aşılayabilen antrenörlerin desteklenmesi gerekiyor.
Kulüplerin bu yetenekli hocalara daha çok ilgi göstermesi ve değer vermesi gerekiyor.

"Türkiye'den yetkililerle fikri alışverişinde bulunuyoruz"

Türkiye'den sizinle görüşen yetkililer var mı? TFF ya da kulüpler sizinle görüşüp fikir ya da yardım alıyorlar mı?

Ara sıra kulüplerden ve federasyondan yetkililerle görüşüyorum. Güzel ve saygılı bir şekilde fikir alışverişinde bulunuyoruz. En son TFF'den Ömer Kaner hocam ve Erden Or hocam ile Münih'te buluştuk ve antrenör eğitimiyle ilgili birbirimizi bilgilendirdik.

Türkiye'den teklif alsanız çalışmak ister misiniz?

Olaylar ve şartlar, kararları etkiler. Covid-19 salgınından dolayı dünya futbolunun nasıl etkileneceğini henüz bilemiyoruz. Şartların değişeceğine kesin gözüyle bakabiliriz o yüzden her şeye açık olmak gerekir.

Kariyerinizdeki hedefleriniz neler?

Ben her zaman hedeflerimi yüksek tutmuşumdur ve bu yüzden Almanya'da bazı ilkleri başardım. Fakat kendime göre bir hayalim var ve bunu gerçekleştirebilmek için çok çalışmam gerek. 

Sıradaki Haber
İnfografik: 30 yıllık özlem rekorlarla dindi
Yükleniyor lütfen bekleyiniz