28
Mayıs 2020
Perşembe
Detay

Bir 'duran top' analizi

18 Mayıs 2020 Pazartesi 22:30 - Son Güncelleme 18 Mayıs 2020 Pazartesi 23:17

2010 Dünya Kupası'nda her 61 kornerde bir, 2014 Dünya Kupası'nda her 36 kornerde bir, 2018 Dünya Kupası'nda ise her 29 kornerde bir gol oldu. Bu yüzden duran toplar önem sırasında 1. sırada olmalı artık. Peki bunu biz nasıl yapacağız?

İngiltere Championship takımlarından Leeds United'da menajer Marcelo Bielsa, korona sürecinde evde duran ekibine özel bir görev verdi. Avrupa'nın 5 büyük liginde atılan tüm duran top gollerini ve yapılan duran top organizasyonlarını analiz etmek. Bielsa hem kendi duran toplarını daha verimli nasıl kullanacağını hem de karşılaşabileceği potansiyel duran top tehlikelerine karşı nasıl önlem alacağını planlamak istiyor. Bielsa'ya göre takımının en zayıf yönü her iki taraftan da duran toplar.

2018 Dünya 'duran top' Kupası

Takımının boy ortalamasının kısa olması da bu durum için bir etken tabii. Bielsa, Şili ve Bilbao gibi dikkat çektiği dönemlerinde yüksek tempolu, hızlı geçişli ve topun hareketine ayak uyduran oyuncular üzerine bir kurguya sahipti. Ancak futbol değişti. Her zaman mükemmele yaklaşmaya çalışan Bielsa da bunun farkında. Günümüz futbolunda duran toplarda zaaf gösterirseniz cezasını çekersiniz. Bunu en yakından 2018 Dünya Kupası'nda gördük. 2010 Dünya Kupası'nda her 61 kornerde bir gol olmuştu. 2014 Dünya Kupası'nda ise her 36 kornerde bir tanesi gol oldu. 2018 Dünya Kupası'nda geldiğimizde oran gittikçe düştü; her 29 kornerde bir gol!

Amerikan Futbolu ve basketbol taktikleri

Turnuvanın yarı finalisti İngiltere 4 duran top golü attı. En son 2010 yılında bir duran toptan gol attıklarını düşününce ciddi bir gösterge. Bunda en önemli pay 2017 yılında teknik ekibe katılan Allan Russell'da. 'Hücum antrenörü' olarak görev yapan Russell kariyerini ABD'de bitirmiş ve orada tanıştığı Amerikan Futbolu ile bambaşka bir evren keşfetmişti. Belki bilirsiniz, Amerikan Futbolu'nda takımlar sahada iki ayrı ekibe ayrılır; savunmacılar ve hücumcular. Bu da iki ayrı bölge için ayrı taktik çalışmayı gerektirir. Ve böylece bölgesel taktik konusunda uzmanlaşırlar. Russell'ın fark ettiği de buydu: 'Bölgesel taktik uzmanlığı'. Fikir Southgate'in de aklına yattı. Çünkü o da sıkı bir NFL hayranıydı. Russell'ı göreve aldığı sene NFL takımı Seattle Seahawks'ı ziyaret ederek taktik toplantılara katılmıştı. İngiliz menajer bu çalışmalara NBA sosu da ekledi. Southgate'e göre basketboldaki dar alan oyunu ve herkesin durduğu anda 3'lü setlerle kurgulanan alan değişimleri korner organizasyonları için ilham vericiydi. Dünya Kupası'nda İngiltere'den attığı gollerde bu çalışmaları sıkça gördük. Premier Lig'de de her maç görmek mümkün.

İstatistiklere göre duran toplar hala önemsiz

Bazı istatistik verilerine göre duran topların toplam gollere oranı hala düşük. Hatta sezonlar ilerledikçe duran topla gol bulma oranının, toplam gol oranı içerisindeki değeri de düşüyor. Ancak 'ortalama' hesabına göre belirlenen bu durum bazı şeyleri söylemiyor. Buyurgan rakiplerine karşı oynayan takımların atacağı duran top golüyle maç kazanması ve bu kazanımın onları ligde tutması/Avrupa potasına sokması, çok saygı duyduğum istatistik için değersiz bir durum. Ancak futbol için çok değerli. İstatistiklere bakışım şöyledir: Rakamlar bize gideceğimiz yolu gösterirler ve genelde haklı çıkarlar. Ama haksız çıktıkları anlar, varacağımız yeri belirler.

İki efsanenin duran toplar üzerine kısa sohbeti

Hollandalı futbol efsanesi Marco van Basten, 2018 Dünya Kupası'nın taktiksel analizini yapan ekipteydi. Bir toplantı sırasında önüne gelen rakamlara bakınca şaşkın bir şekilde şöyle söylemişti: "Bizim zamanımızda duran toplara çalışmak için çok fazla vakit harcanmazdı. 5 ya da 10 dakika... Şimdilerde bu işlere çok fazla kafa yoruyorlar..." Aynı ekipteki Brezilya efsanesi Carlos Alberto Pereira ise şöyle cevap vermişti: "Çünkü duran toplar çok özel bir fırsat sunuyor. Bir sürü futbolcuyu ceza alanına sokabiliyorsun. Hem de önceden defalarca çalışabileceğin bir şey için..."

Türkiye'de duran top taktikleri bilen futbolcular var mı?

Ülkemizdeki altyapılarda futbolcu adaylarına duran toplara dair herhangi bir özel çalışma yaptırmıyorlar. Bu yüzden o adaylar birer futbolcu olduklarında duran top taktiksel bilgileri olmadan sahaya çıkıyorlar. Pragmatist düşünce olarak iyi bir duran top sistemi kuran takımlar bunu avantaja çevirecek ve bol bol gol bulacaklardır. Ancak mantıklı olan; akademilerde bölgesel taktik çalışmalar yapmak ve bunun için bölgesel antrenörlük modeline geçerek duran top kullanmayı da savunmayı da bilen futbolcular yetiştirmektir.

Duran topta uzmanlaşmak için önce antrenör yetiştirmeliyiz

Pragmatizm bugün maç kazandırır ama geleceği kurgulamaz. Her zaman söylediğim gibi bizim günü değil geleceği kurgulamamız lazım. Futbol teorisi üretmeliyiz ki daha sonra geleceği kurtaralım. Düşünün; son dönemde mükemmel bir Milli Takımımız var ve EURO 2020 elemelerinde akan oyunda gol yemedi. Fakat buna karşın tüm gollerini duran toptan yedi! Daha mükemmel olmak için işe, akademilerde duran toptan gol atmayı ve gol yememeyi öğreterek başlamamız lazım. Peki bunu nasıl yapacağız? Herhangi bir Türk antrenör ABD'ye gidip NFL ya da NBA izleyerek taktik hazırlar mı? Pek ümitvar değilim. O yüzden çözümün ilk ayağı antrenör yetiştirmek olmalıdır. TFF bir an önce antrenör lisanslama sistemini değiştirmeli, antrenörlüğü 'eski futbolcuların iş bulma alanı' olmaktan çıkarıp Avrupa standartlarına kavuşturmalı. Sonrası mı? Sonrasını konuşmak için bile henüz erken. Kat etmemiz gereken çok yol var. Baksanıza daha duran toplardan başladık...

Sıradaki Haber
Diğer Chicago hikayesi
Yükleniyor lütfen bekleyiniz