28
Mayıs 2020
Perşembe
Detay

Pele’nin gölgesindeki yıldız: Garrincha

14 Mayıs 2020 Perşembe 08:49 - Son Güncelleme 14 Mayıs 2020 Perşembe 11:19

Gerçek adı Manoel Francisco dos Santos ama herkes onu ablasının taktığı lakap olan “Garrincha” ismiyle bilir. Brezilyalı top cambazı, defans oyuncularının korkulu rüyası. Bir yıldız ama geri planda başka bir galakside.

Futbol tarihinde adını Pele’den çok daha az duyarız. Ülkesi Brezilya'da kimine göre de Pele büyüktü ama Garrincha daha da büyük. Fakat o kadar ünlü olamadı. Çalkantılı hayatı, umursamazlığı, tembelliği ve alkol sorunları maalesef onu geri plana itti. 

1933 yılında fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Garrincha’nın sağ bacağı içe, sol bacağı ise dışa doğru kavis alıyordu. Bir bacağı da diğerinden 6 cm kısaydı ve omurgası da eğriydi. 

Bir insan tüm bu olumsuzluklara rağmen nasıl büyük bir futbolcu olabilir sorusu akıllara gelmiyor değil. O kadar zeki de değildi. Arkadaşları pek zeki olmayan ve aptal anlamına gelen “Mane” ismini takmışlardı Garrincha’ya. 

Hatta 1958 Dünya Kupası öncesi federasyon yetkilileri futbolcuları psikolojik bir testten geçirmişler, Garincha’nın zekasının ortalamanın altında olduğu ortaya çıkmıştı. Sonuçlara göre otobüs şoförü bile olamazdı. Ama tüm bunlar onun futbol oynamasına engel değildi. Otobüs kullanacak kadar bile zekaya sahip değildi belki ama Dünya Kupası’nı alacak kadar yetenekliydi. 

Futbola nasıl başladı?

19 yaşına kadar tek derdi kuş yakalamak ve balık avlamak olan Garrincha’nın futbol macerası Botafogo ile başlar. Aslında ondan önce de birkaç denemesi olmuştur. Vasco takımının seçmelerine gider ama ayakkabısını unuttuğu için geri döner. Bir keresinde de son treni kaçırmamak için seçmelerden erken ayrılır.
Onu Botafogo’ya yönlendiren ise eski bir Botafogolu oyuncuya hayranlık duymasıdır. Seçmelere katılan Garrincha harika oyunuyla dikkatleri üzerine çeker. Hatta o dönem Brezilya Milli Takımı’nda forma giyen sağ bek Nilton Santos’a attığı çalım uzun süre konuşulmuştur. Seçmelerden 2 ay sonra çıktığı ilk maçında da 3 gol atan “Küçük kuş” bir anda Brezilya’da gündeme oturur. Rakiplerini o kadar rahat geçmesi, ani dönüşleri ve çalımlarıyla taraftarın da sevgilisi haline gelmiştir artık. Bir yöne gidecekmiş gibi yapıp terse hareket ederek rakiplerini safdışı bırakması, kavisli ortaları, iğne deliğinden topu geçirmesi de onun en belirgin özellikleri arasındadır. 

Carrincha, 12 yıl Botafogo’da forma giydi. 

Pele’siz Brezilya Garrincha ile kupayı kazandı

1958 Dünya Kupası’ndaki performansıyla dikkat çeken “Küçük Kuş”, Pele ile bu kupayı kaldırmıştı. Ancak 1962 Dünya Kupası’nda Garrincha yalnızdı. Pele turnuvanın ikinci maçında sakatlanınca bütün yük artık onun omuzlarındaydı. Grup maçlarının üçüncüsünde İspanya’yı geriden gelip 2-1 yendiler. Başrolde yine Garrincha vardı. 

Küçük Kuş artık kafesinde duramıyordu adeta. Çeyrek finaldeki rakip İngiltere’ydi. Bu maçta 2 gol atıp takımını 3-1’lik galibiyete taşıdı. Yarı finale yükselen Brezilya’nın rakibi ev sahibi Şili oldu. Garrincha yine yapacağını yaptı. Şili ağlarına 2 gol attı ve karşılaşmayı Sambacılar 4-2 kazandı. Finalde Çekoslavakya ile karşılaşan Brezilya,mücadeleyi 3-1 kazandı ve Dünya Kupası’nı ikinci kez müzesine götürdü. 

Pele’ye saygı Garrincha’ya hayranlık

Pele ile Garrincha sahada çok iyi anlaşıyordu ama saha dışında öyle değillerdi. Pele işini ciddiye alıyordu fakat Garrincha ne yazık ki onun gibi değildi. Futbolun güldüren yüzünü temsil eden Garrincha umursamaz, bildiğini okuyan ve inatçı biriydi. Sahada bazen kendi arkadaşlarına bile çalım attığı oluyordu. Rakibini geçmek için dakikalarca topu ayağında tutardı. Kaleciyi çalımlar topu çizgide tutup rakibinin gelmesini bekler öyle gol atardı. Takım arkadaşları ona kızsa da maç kazandırdığı ve taraftarların sevgilisi olduğu için bir şey diyemiyorlardı. 

Uruguaylı gazeteci ve yazar Eduardo Galeano, Garrincha’nın sahada yaptıklarını şöyle anlatıyor:

"O içinde olduğunda saha bir sirk, top da iyi eğitilmiş bir hayvancık oluveriyordu. Maç mı dediniz? O da tabii ki güzel bir eğlenceye dönüşüyordu. Garrincha oyuncağını kıskanan bir çocuk gibi topu kimseye bırakmıyordu, top ile öyle şeytanlıklar yapıyordu ki halk gülmekten iki büklüm oluyordu. Kah o topun üzerinden atlıyor, kah top onun üzerinden aşıyordu; top saklanıyor, o kaçıyordu, o kaçtığında top onu kovalıyordu. Tüm bunlar olup biterken önlerine çıkan rakipleri, kendi aralarında çarpışıyor, ayakları dolaşıyor, fenalaşıyorlar ve yere yığılıyorlardı. Garrincha yaramazlıklarını orta sahadan uzak, yan çizgilerden sağdakine yakın bir yerlerde yapıyordu. Kenar mahallelerde yetişmişti ve sahanın da kenarında oynuyordu."

Garrincha’nın biyografisini yazan ünlü Brezilyalı yazar Ruy Castro, da çarpık bacaklı yıldız için "Profesyonel futbolun çıkardığı en amatör futbolcu. Bu yüzden Pele Kral’dı ve ona saygı duyuluyordu. Garrincha’ya duyulan ise hayranlıktı. O futbol seyircisine gülmeyi öğreten "Brezilya’nın neşesi"ydi. Seyirciler Garrincha’nın rakip defans oyuncusuna yaptıkları karşısında gülmekten kırılıyorlardı." ifadelerini kullandı. 

Bacaklarına rağmen oynamaya devam eder

1962 Dünya Kupası’nın ardından futbol canbazının bacakları artık iyiden iyiye sorun çıkarmaya başladı. Bacakları her maçtan sonra şişip su topladığı için artık üst üste iki maç yapamaz hale gelmişti. Doktorları hayretler içinde bırakarak futbol oynamaya devam etti ancak kariyeri düşüşe geçmeye de başladı. Botafogo’dan Corinthians’a transfer oldu. Oradan da Atletico Juniors’a sonra Flamengo’ya derken son olarak Olario’ya yolu düşer. 1972 yılı onun için artık noktayı koyma zamanının geldiği yıl olur. 

Son...

Futboldan sonrasını hiç düşünmemiş tek kuruş birikim bile yapmamıştı. Hatta kulüpler onun bu umursamazlığından bile faydalanmışlar. Çok sevdiği kulübü Botafogo en büyük kazığı atmıştı ona. Boş mukaveleye imza atmıştı. Yöneticiler de sözleşmeye istediği rakamı yazmıştı ama o bunu hiç umursamadı. Evine gelenler paraları meyve kaselerinin içinde ve yastık altında buluyordu. Kenara para koymak şöyle dursun elindekine de sahip çıkamıyordu. Bunun sonucunda da emeklilik sonrası maddi sıkıntılar yaşamaya başladı. Bir de onun kullandığı araçta karısı Elza Soares’in annesi trafik kazasında ölmüştü. Bu olaydan sonra kendini içkiye verdi içtikçe içti… Artık durdurulamıyordu. Karısı da onu terk etmişti. Alkol komasına giren Garrincha 1983 yılında hayatını kaybetti. Çalkantılı bir aşk hayatı yaşayan “Küçük Kuş” 3 kadından 13 çocuk geride bıraktı. 

Cenazesine binlerce kişi akın etti. Brezilya halkı onu unutmamıştı. Bir pankartta “Garrincha sen herkese gülmeyi öğrettin; oysa şimdi herkes senin için ağlıyor.” sözleri yazıyordu. Küçük Kuş Brezilya için öyle bir futbolcuydu. Bir simgeydi onlar için. Bir sanatçıydı. İnsanları futboluyla eğlendiriyor ve kendine hayran bırakıyordu.

Kaynak: TRT SPOR
 

Sıradaki Haber
Hiç oynamamış en büyük futbolcu: Carlos Kaiser
Yükleniyor lütfen bekleyiniz