30
Eylül 2020
Çarşamba
Detay

Stuttgart altyapısında bir Türk: Murat Işık

10 Eylül 2020 Perşembe 10:57 - Son Güncelleme 10 Eylül 2020 Perşembe 19:54  |  Kaynak : TRT SPOR

Bundesliga’ya yükselen Stuttgart artık geçmişte yaşadığı kötü anılardan ders almış gibi. Kırmızı beyazlılar altyapısından gelen oyuncularla da dikkat çekiyor. Bu yapılanmanın içindeki Türk antrenör Murat ışık ile konuştuk…

Bundesliga şampiyonluğundan kümeye…

Mario Gomez, Sami Khedira, Serdar Taşçı, Cacau, Timo Hildebrand, Fernando Meira, Roberto Hilbert ve Andreas Beck gibi oyuncuların yer aldığı Stuttgart 2007’de en yakın rakibi Schalke’nin 4 puan önünde şampiyon olmuştu. O dönem Bundesliga’da Werder Bremen ile Bayern Münih dominasyonuna baş kaldıran iki takımdan biriydi kırmızı beyazlılar. Devam eden yıllarda yine ilk 6’nın içinde yer almalarına rağmen, bu defa istikrarsız performansları ile dikkat çekmeye başladılar. Örneğin bir önceki sezon ligi 6. Bitiren takım bir sezon sonra 12. olacaktı.

Stuttgart 2010’lu yılların ilk arısındaki serbest düşüşünü sürdürürken önce 13-14 sezonunda 15. sonra 14-15 sezonunda ise ligi 14. Sırada tamamladı. Bu yaşananlar aslında onlar için kötü günlerin öncüsüydü. Gomez, Khedira gibi dünya standartlarındaki futbolcular iyi rakamlara satılmış ama transfer edilen oyuncularda bir türlü istikrar ve istenilen kalite sağlanamayınca 15-16 sezonunda küme düşmek kaçınılmaz oldu. Takımın öne çıkan genç oyuncuları Timo Werner, Filip Kostic ve Antonio Rüdiger’in satışından takımın kasasına 37 milyon euro girdi. O sezon gelen şampiyonluğun ardından kırmızı beyazlılar 2 sezonluk Bundesliga macerasının ardından 18-19 sezonunda yine küme düştüler. Şampiyon takım son yıllarda aldığı başarısızlıklarla adeta ‘asansör takıma’ evrilmeye başlamıştı.

Genç, dinamik kadro ve transferlerde başarı

Stuttgart son yıllarda takıma kazandırdığı genç isimlerin uyumu ile bu yıl 2. Bundesliga’dan tekrar Bundesliga’ya yükseldi ve yeni kadro yapılanması ile artık geleceğe daha olumlu bakıyor. Takımın güncel yaş ortalaması 23.9 ve altyapıdan gelen yıldızlarla beraber uygun fiyatlara transfer edilen genç yabancı futbolcuların uyumu yüksek seviyede.

Tam da bu noktada Stuttgart’ın aslında ülkemiz takımlarına rol model olacağını düşünenlerdenim. Ekonomik olarak dibi gören takımlarımızın altyapılara ve altyapı eğitimine yönelmesi gerektiğini, 30 yaş üzeri futbolcuların transferindense ucuza alınabilecek potansiyelli genç futbolcu alımını daha olumlu bir anlayış olarak görüyorum. Örneğin Stuttgart orta sahasının önemli isimlerinden Orel Mangala 2017’de 19 yaşında sadece 1.8 milyon euroya transfer edilmişti. Belçikalı orta saha ülkesinin U-21 takımında da forma giyiyor ve muhtemel değeri 11 milyon euro olarak gösteriliyor. Aynı dönemde Beşiktaş, Inter’den 30 yaşındaki Medel’i 2.5 milyon euroya, Fenerbahçe 27 yaşındaki Giuliano’yu Zenit’den 7 milyon euroya ve Galatasaray 30 yaşındaki Fernando’yu Manchester City’den 6 milyon euroya transfer etmişti. Aynı Stuttgar 2019 devre arasında milli futbolcumuz Ozan Kabak’ı da 15 milyon euroya transfer etmiş, aynı sezon küme düşünce Ozan’ı elden çıkarmak zorunda kalmıştı.

Bu yapının içindeki Türk: Murat Işık

Mario Gomez, Sami Khedira, Timo Werner, Serdar Taşçı, Joshua Kimmich ve Serge Gnabry gibi sayısız yıldızı futbol dünyasına armağan eden Stuttgart’ın başarılı ve dikkat çeken akademi yapılanmasına son 5 yıldır burada görev alan U-17 antrenörü Murat Işık ile bakalım…

Murat Işık 2008’de profesyonel futbolu bıraktıktan sonra bir süre Reutlingen’i çalıştırdı. 2015 yılında ise futbolculuk döneminde altyapısında forma giydiği Stuttgart’a bu kez antrenör olarak geri döndü. Işık, U15 ve U17’de teknik direktör olarak görev aldı. Keyifli okumalar…

“2007’deki şampiyonluk, zamanında yaşanan maddi imkansızlıklardan ötürü genç oyunculara yönelmenin meyvesiydi”

2007’de şampiyon olan bir Stuttgart takımı zamanla asansör takım hüviyetine büründü gibi. 2007’deki şampiyon kadroya baktığımızda Mario Gomez, Serdar Taşçı, Sami Khedira ve Timo Hildebrand gibi isimler altyapı çıkışlı... Stuttgart altyapısı şu an ne durumda. Bu tarz kaliteli ve dünya standardından isimler var mı?
“Öncelikle şunu söylemeliyim, 2007 yılında gelen şampiyonluk VfB Stuttgart’ın maddi anlamda çok büyük imkanları olmamasından dolayı genç oyunculara yönelmesinden kaynaklandı. Özellikle teknik direktör Felix Magath ile 2002’li yıllardan itibaren altyapıya çok önem verdiler. Gomez, Khedira, Serdar Taşçı ve diğer saydığınız oyuncular gibi isimleri ortaya çıkardılar. Gelen şampiyonluk doğrudan bununla ilgili. 2003 yılında Şampiyonlar Ligi’ne katılıp Manchester United gibi kulüpler ile maç yapmak 2007 şampiyonluğunun ayak sesleriydi.
Daha sonraki yıllarda gelen başarı ile kulüp kasasına giren paralar, altyapının ikinci plana itilmesine neden oldu. Bu hataydı. Dışarıdan alınan oyuncular ve yanlış transfer politikaları daha sonraki yıllarda başarısızlığa neden oldu. Bu hatalardan ders çıkaran kulüp sonra altyapısına önem vermeye başladı ve Timo Werner, Joshua Kimmich gibi oyuncular yetiştirdi. Şu anda da VfB Stuttgart kulübü Bundesliga ́nın en genç yaş ortalamasına sahip. İleriki dönemlerde göreceğiz ama yeni yıldızların doğma potansiyeli şu an çok yüksek VfB Stuttgart’ta.”

Bu sezon Stuttgart tekrar Bundesliga’ya yükseldi. Artık takım daha genç ve genç oyuncuların performansı Bundesliga’ya yükselişte etkili oldu. Kulüp politikasından biraz bahseder misiniz?
“Eski Alman milli futbolcu Thomas Hitzlsperger önce altyapının başına geldi, ardından profesyonellerin başına geçti. Dolayısı ile altyapıdan gelen biri olarak genç oyunculara değer veriyor. Kısacası kulüp politikası genç oyunculara eskiye oranla daha fazla değer veriyor. Doğru yolda oldukları da gelen başarı da ortada aslında.”

“Altınordu tesisleşme ve imkanlarıyla Alman futbol akademileri ile eşdeğerde, örnek bir kulüp”

Türkiye’de kulüplerimizi hali malum... Ekonomik olarak dipteler ve çıkış yolu arıyorlar. Bugünlerde burada en çok konuşulan konu altyapılara yapılacak yatırımlar, altyapı oyuncuları, altyapı antrenörleri ve bunun gibi konular. Stuttgart ile bizim büyük kulüplerimizin durumunu benzer görüyorum. Siz ne dersiniz?
“Bu tabii ki kapsamlı bir konu ama bence en büyük sorunlardan biri Türkiye ́deki yabancı kuralı. Her ne kadar değişik fikirler olsa da bence 14 yabancılı takımlar Türk futboluna zarar veriyor. Genç oyunculara şans verilmiyor. İlk 11 ́de 11 yabancı ile çıkan takımlarımız oluyor. Bu çok vahim bir durum. Ayrıca tesisleşme konusunda da çok büyük farklar var Almanya ve Türkiye arasında. Almanya ́da hemen hemen her köyün futbol sahası ve futbol kulübü var. Çocuklar, gençler spor yapacak fırsat elde ediyor. Türkiye ́de bu konuda büyük sıkıntı görüyorum. Her ne kadar tesisler yapılsa da daha çok gerideyiz Almanya’ya oranla.

Geçen sene bir hafta boyunca VfB Stuttgart ile Altınordu kulübünün misafiri olduk turnuva kapsamında. Altınordu tesisleşme ve imkanlar ile gerçekten Almanya futbol akademileri ile eşdeğerde örnek bir kulüp. Başkan Mehmet Özkan bizi orada çok iyi ağırladı. Kendisini bu vesile ile tebrik ederim tekrar. Devrim gibi bir olaya imza atmış Türk futbolcunda. Cengiz Ünder, Çağlar Söğüncü gibi futbolcuların Altınordu’da yetişmesi tesadüf değil bence. Her Türk kulübü örnek almalı.”

“Almanlar’ın yetenekli bir çocuğu gözden kaçırma ihtimali yok denecek kadar az”

“Ayırca çok önemli bir fark daha var Alman futbolu ve Türk futbolu arasında. Alman futbolu tüm ülke çapında federasyon ve alt federasyonlar bazında müthiş organizeler. Her bölgenin takımları, dolayısı ile de futbolcuları önce şehir, sonra bölge ve eyalet nezdinde adeta taranıyor. ‘Stützpunkt’ dedikleri futbol merkezlerinde bölgelerin en yetenekli gençleri seçiliyor. Orada seçilenler bölge karmalarında, orada göze batanlar eyalet karmalarında ve oranın en iyileri Almanya Genç Milli Takımlarına davet ediliyor. Kısacası yetenekli bir çocuğu gözden kaçırma ihtimali yok denecek kadar az. Bu tür organize hareket bildiğim kadarıyla Türkiye ́de yok. 80 milyonluk ve o kadar çok genç nüfusa sahip ülkede bir çok yetenek gözden kaçabiliyor. Ayrıca Almanya ́da lisanslı futbolcu sayısı bildiğim kadarıyla Türkiye ́nin nerdeyse 20 katı. Nüfusumuzun yüzde kaçını futbola veya diğer spor dallarına yönlendiriyoruz, bu soruyu kendimize sormalıyız.”

“Stuttgart altyapının yanı sıra genç yetenekleri keşfedip onları geliştirme politikası izledi”

Son yıllarda Stuttgart’ın transferlerine baktığımızda genelde genç isimleri, hatta 23 yaş altı isimleri kadroya kattığını görüyoruz. Clinton Mola, Tanguy Coulibaly, Silas, Borna Sosa, Awoudja, Orel Mangala... Altyapıdan çıkan oyuncuların yanı sıra kulüp genç transfer ettiği futbolcuları parlatıp satabiliyor.. Pavard, Ozan, Ascacibar gibi. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?
“VfB Stuttgart son yıllarda Timo Werner gibi oyuncular çıkardı ve 14 milyon euroya RB Leipzig’sattı. Onun yanı sıra başka kulüplerin genç yeteneklerini keşfedip onları geliştirme politikası izlendi. Ama bence VfB Stuttgart’ta yeterince yetenek var, o yüzden onlara daha fazla değer vermeli diye düşünüyorum. Elde edecekleri şansı mutlaka iyi değerlendireceklerdir.”

Şüphesiz birçok yetenekli, seçilmiş genç futbolcu ile beraber çalışıyorsunuz. Bununla bağlantılı olarak baktığınızda Türkiye’deki genç futbolcular ile kıyasladığınızda aradaki farklar neler?
“Sanırım Almanya ́daki futbolcularda daha fazla disiplin var. Yaptıkları işe daha fazla saygı duyuyorlar. Almanlar’da ayrıca spor kültürü yerleşmiş durumda, bizde maalesef değil. Yüz binlerce fahri şekilde spor kulüplerinde çalışan ve dayanışma içinde olan insanlar var burada.
Kuşkusuz mantalite farkı var iki millet arasında. Almanlar boş zamanlarını sporla geçirmeye özen gösterirler genelde. Koşuya çıkarlar, bisiklete binerler... Bizde bu mantalite yok maalesef. Bunun maddi imkanlar ile de ilgisi yok bence. Maddi olarak bizim gerimizde olan ülkeler de spor kültürüne daha fazla sahip olabiliyor.”


“Altyapıya pandemi olsa da olmasa da her zaman değer verilmeli. Oraya daha fazla kaynak aktarılmalı”
Koronavirüs pandemisiyle futbol ekonomisi de darbe yedi ve büyük değişimlerin eşiğindeyiz. Kulüpler ‘çuvalla para dökmek’ yerine altyapılara gözünü çevirdi, öze dönüşe başladı. Her şeyiyle iyi bir altyapı nasıl olmalı? Herkes Almanya ve altyapı deyince aklına Dortmund geliyor. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?

“Bence henüz belli değil pandeminin futbola etkisi. Örneğin Chelsea pandemi dönemi olmasına rağmen şu ana kadar 220 milyon euro harcadı transferlere.

Altyapıya pandemi olsa da olmasa da her zaman değer verilmeli. Oraya daha fazla kaynak aktarılmalı. Dortmund konusunda düzeltme yapmalıyım. Altyapıda iyi oyuncu yetiştiriyorlar doğru ama profesyonel anlamda oyuncularına şans vermiyorlar. Daha çok yurt dışı yetenekleri alıp parlatıyorlar. İyi yetiştirip yukarıda şans veren kulüpler olarak Schalke ve Hoffenheim ́i söyleyebilirim. Sistem olarak ise bu kulüpler Almanya Futbol Federasyonu sistemi içinde kendilerine sunulan imkanları çok iyi değerlendiriyorlar diyebilirim.”

“Almanya Futbol Federasyonu’na bağlı 7 Milyon lisanslı futbolcu var”

Altyapı yatırımları ve sistemleri olarak Türkiye ile Almanya’yı kıyasladığımızda maalesef makasın çok açık olduğu ortada. O seviyeye çıkmak için neler önerebilirsiniz? Aramızdaki farklar neler?
“Önce de belirttiğim gibi her köyde futol spor kulübü, futbol sahası var. Almanya Futbol Federasyonu’na bağlı 7 Milyon lisanslı futbolcu var. Türkiye ́de benim bildiğim kadarıyla lisanslı futbolcu sayısı 400.000. Önce bu farkı kapatmamız gerekir. Ve tabii ki demin de söylediğim gibi spor kültürünü aşılamalıyız halkımıza.”

Stuttgart altyapısında yetenekli Türk futbolcular var mı?
“Tabii ki var. Geçen sene Mirhan İnan isminde çok yetenekli bir forveti aldım VfB Stuttgart U17 Takımına. Şu an U19 Takım ́da oynuyor. Çok kabiliyetli, hızlı ve iyi fizikli, top tekniği üst düzey olan bir oyuncu. Yakın zamanda kendinden çok söz ettireceğinden eminim.”

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
“Bu röportaj için size teşekkür ederim. Futbol ve genel olarak spor çok güzel bir olgu. Farklı kültür, farklı dil, farklı ırklar da olsa, spor ve özellikle de futbol birleştiriyor insanları. Sporu, futbolu bundan dolayı sevelim, çocuklarımıza, gençlerimize değer verelim, onlara hak ettikleri fırsatları sunalım.”

Sıradaki Haber
Gasly’nin zaferi neden çok önemliydi?
Yükleniyor lütfen bekleyiniz