25
Şubat 2021
Perşembe
Detay

Tükeniyorlar mı? Yenilmezler artık yeniliyor

22 Ocak 2021 Cuma 09:20 - Son Güncelleme 22 Ocak 2021 Cuma 09:28  |  Kaynak : TRT SPOR

Lig’de 5 maçtır kazanamayan Liverpool 4 maçtır da gol atamıyor. Üstelik 68 maç sonra iç sahada mağlup oldular. Liverpool’da neler oluyor? Tükeniyorlar mı?

Yakın dönemde tüm dünyanın hayranlık besleyerek izlediği Klopp’un Liverpool’u dün akşam 68 maçlık iç saha yenilmezlik serisini, Avrupa’nın 5 büyük ligi ve İngiltere alt ligleri dahil en az gol atan (dün akşama kadar 9) takımı Burnley’e karşı kaybetti. Kırmızılar iç sahada son mağlubiyetini 23 Nisan 2017’de Sam Allardyce’ın Crystal Palace’ına karşı 2-1’lik skorla almıştı. İstatistikler bir yana onlar için en kötüsü artık onlara kimse ‘yenilmezler’ gözüyle bakmıyor…

Başarıya doydular mı?

Ekim 2015’te takımın başına geçen Jürgen Klopp zaman içerisinde ilmek ilmek işleyerek ortaya muazzam bir takım çıkardı. Yenilmez bir takım haline gelen Kırmızılar geriye dönüp baktığımızda son 2-3 yıl içinde bütün üst düzey müsabakalarda mutlu sona ulaştı. Şampiyonluklar kazanılırken aynı zamanda oynanan futbol da herkesin takdirini topluyordu.

Jürgen Klopp’un Liverpool’u geçen yıl formunun zirvesine ulaştı. Premier Lig’de 27 maç üst üste kazanarak kırılması hayli güç bir rekora imza attılar. Koronavirüs salgını olmasa belki de lig tarihinin en erken şampiyon olan takımı olacaklardı.

29 yılın ardından kazanılan şampiyonluk, kırılan sayısız rekor futbolcular, teknik adam, yönetim ve taraftarların üzerindeki yükü, stresi adeta sildi attı. Ancak bu durum onları olumsuz etkiledi. Masaya karnı zil çalarak oturan Liverpool artık doymuştu. Süreç içerisinde zaten büyük zaferler, şampiyonluklar elde eden Kırmızılar’ın tek amacı Premier Lig şampiyonluğuydu. Stres, baskı ve Manchester City gibi canavar bir takıma karşı mücadele hissinin kamçıladığı takımın alametifarikası bu arzu, istekti. Bu sezonun hikayesine gelecek olursak…

Sakatlıklar, şanssızlıklar ve şimdiye dek sezonun hikayesi

Thiago ve Jota transfer döneminin çarpıcı transferleriydi. Kağıt üzerinde alternatifli üst düzey bir kadro görünüyordu. (Stoper hariç) Yeşil sahada da sezona kaldığı yerden başlayan Liverpool’da işler ekim ayına kadar yolunda gitti. Ekim ayının ilk günü Lig Kupası’nda iç sahada penaltılarla Arsenal’a elendiler. Oysa ki sadece 3 gün önce ligde muhteşem ve ezici bir oyunla Arsenal iç sahada darmadağın edilmiş ve maç adeta gövde gösterisine dönmüştü. Lig Kupası’nda Arsenal’a elendikten hemen sonra Aston Villa’ya da 7-2 ile tarihi bir skorla mağlup oldular. Milli ara imdada yetişti.

Milli aranın ardından şanssızlıklar devam etti. Merseyside Derbisi’nde van Dijk sezonu kapatırken Thiago da 2 ay formasından uzak kalacaktı. Kasım ayının başında elle tutulur stoperlerden Joe Gomez de sezonu kapattı. Bu da yetmezmiş gibi takımı taşıyan yeni transfer Jota da aralık ayının başında uzun süreli sakatlandı.

Tüm bunlara Joel Matip, Alexander-Arnold ve Alisson’ın kısa süreli sakatlıkları, Naby Keita ve Ox’un sakatlık girdabından kurtulamaması, Minamino, Origi, Shaqiri üçlüsünün Mane, Salah, Firmino’yu yedekleyememesi de eklenince gerçek pozisyonu olmamasına rağmen sağ bekte Curtis Jones, kalede (Adrian’ın formsuzluğundan) 3. kaleci Caoimhin Kelleher, stoperde son anda takımda kalan Nathaniel Phillips ve genç Rhys Williams’ı izledik. Tabii Fabinho bu süreçte stopere evrilirken Henderson da yanında partneri oldu.

2021 yılı Liverpool için iyi başlamadı

Kadroda yaşanan bu çalkantının sonuçları önceleri fazla anlaşılmazken yılbaşı döneminde defolar kendini belli etmeye başladı. Yeni yılda ligde henüz golle buluşamayan Liverpool son 5 maçını kazanamadı. Üstelik son 4 maçında da gol atamadı. Liverpool en son bu durumla karşılaştığında takvimler Mayıs 2000’i gösteriyordu.

Liverpool her ne kadar 18 maçta 37 golle şu an ligin en fazla gol atan takımı olsa da 4 maçta sadece 1 gol, 4 maçta ise hiç gol atamadı. Mane’nin saman alevi performansı Firmono’nun maziyi aratması ve her ne kadar Liverpool’un ligde 13 golle en skorer oyuncusu Salah olsa da onun da 5 penaltı golü olması bu üçlüde ters giden şeylere işaret ediyor. Kırmızılar ayrıca 22 gol yiyerek bu alanda da ligde 11. sırada yer alıyor.

Puan tablosuna bakıldığında ise Liverpool’un şampiyonluk yarışında kalabilmesi için acilen toparlanması ve form tutması gerekiyor. Açıkçası 5 maçtır izlediğimiz Liverpool’un ilk 4’e girmesi bile zor olacaktır. Bunun gerçekleşmesi halinde bir sezon önce rekor kırarak şampiyon olan takım ilk 4’e giremezse, bu durum futbol tarihinde eşine az rastlanır durumlardan biri olacaktır.

Transfer olacak mı?

van Dijk ve Gomez’in sakatlıklarının ardından ara transfer döneminde Liverpool’un bu bölge için transfer yapması bekleniyordu. Stoper bölgesindeki yetersiz oyuncu sayısına rağmen Klopp, Burnley mağlubiyetinin ardından transfer konusunun sadece kendisinin kontrolünde olmadığını ve düşüncesinin bu kadro ile daha iyi oynayabileceği olduğunu söyledi. Halbuki Fabinho ve Henderson’ı defans yerine orta sahada izlemek isterdik…

Tükenmişlik sendromu…

Başarının sahibi çoktur, başarısızlık ise öksüzdür derler. Liverpool şu an kötü bir grafik sergiliyor ve şüphesiz bir sürü neden sayılabilir. Koronavirüs salgını, sakatlıklar, futbolcuların form durumu, konsantrasyon eksikliği, Klopp’un sistemi, yönetimin tavrı, doymuşluk, sezon başı planlaması… Şu an takımda hepsinden az biraz bulunuyor ancak çokça doymuşluk, hedefsizlik ve tükenmişlik kokusu alıyorum.

Futbolcuların uzun süredir bir arada oynadığını ve kadronun uzun süredir değişmediğini düşünecek olursak yakalanan başarılarla beraber takımın tükenmişlik döngüsüne girdiğinden bahsedebiliriz.

Peki lastiği patlayan bu arabayı uçuruma yuvarlanmaktan kurtaracak olan ne? Onu da bize yine Jürgen Klopp mesleki meziyetleri gösterecek. Umarım bu müthiş kadronun başarılarının devamını sağlayabilir ve tarihte sadece 1-2 sezonluk bir başarı olarak anılmaz.
 

Sıradaki Haber
Türk futbolunun acı günü: 20 Ocak 1989
Yükleniyor lütfen bekleyiniz