5
Mart 2021
Cuma
Detay

Türk futbolunun acı günü: 20 Ocak 1989

20 Ocak 2021 Çarşamba 10:37 - Son Güncelleme 20 Ocak 2021 Çarşamba 11:09  |  Kaynak : TRT SPOR

Futbol insanı sevindirir, üzer, aç bırakır, karnını doyurur. Bunların hepsine tamam ama en önemlisi, futbol insana can verir bazen de can alır. Her duyguyu yaşatan futbolun can aldığı günlerden biri. 20 Ocak 1989...

Taraftarı, futbolu, tutkusuyla her zaman ülke futboluna renk katan bir takım oldu Samsunspor, şimdilerde yeni yapılanmasıyla, iyi bir yatırımla, Ertuğrul Sağlam önderliğinde TFF 1. Lig'den Süper Lig'e çıkmak için mücadele veriyor. Yeniden çiçek açmak, Süper Lig'de yeniden zirveye oynayabilmek için çabalıyor.

Mazisi futbola kattığı renklerle dolu olan bu takımın, siyahlara bürünmüş belki de tek günü var ama o gün o kadar siyah ki, takımın tüm renklerini soldurdu.

1985-1986 sezonunda iyi bir ekip, iyi bir ruh yakalayan Samsunspor, o yıl ligi 3. sırada bitirmiş, Karadeniz ekibinin ülke futboluna hediyesi Tanju Çolak, attığı 33 golle kulüp tarihinin ilk gol kralı olmuştu. Bir sonraki sezonda da ligi ilk 3 içerisinde bitirmeyi başaran Samsunspor, Türkiye Kupasında da yarı finali görmüştü. Kupasızda olsa kulüp için sezonlar üst üste iyi geçiyor, Samsunspor adından sıkça söz ettiriyordu. Bir önceki sezonun gol kralı Tanju 25 golle yine bu sezonda gol yükünü çeken isim oluyordu. 1987-1988 sezonunda ligi 4. basamakta bitiren kırmızı beyazlılar, kupadaysa Sakaryaspor'a yenilmiş ancak yine final görmeyi başarmıştı.

1988-1989 sezonunun takıma iyi gelmeyeceği ligin ilk yarısında alınan sonuçlardan da belliydi. Ligin ikinci yarısında kötü sonuçlara son vermek yeni bir başlangıç yapmak niyetindeydi Samsunsporlu futbolcular… İlk durak Malatya’ydı… Maç için karlı bir günde sabah saatlerinde yola çıkan o otobüsteki kimse, bu yolculuğun maalesef Teknik Direktör Nuri Asan, futbolcular Muzaffer Badalıoğlu,Zoran Tomić ve Mete Adanır ile otobüs şoförü Asım Özkan için "son deplasman" olduğunu bilmiyordu.

Hava hayli soğuk yollar da epey karlıydı. Bu nedenle otobüsün şoförü Asım Özkan yolda durup herhangi bir kaza olmaması için tekerlere zincir taktı. Futbolcular da bu molayı fırsat bilip belki bu denli son kez eğlenerek kartopu oynadı, yolun kenarında kaydı ve ardından yola devam ettiler. Karlı hava nedeniyle buzlanan yollar tuzlanıyordu olası kaza riskini sıfıra indirebilmek için… Yolda kendi şeridinde, önünde "tuz" aracını gören kamyon şoförü karşı şeride geçerek yoluna devam etti, karşı şeritteyse futbol, 3 puan, taraftarını sevindirmek adına yeniden çıkışa geçmek için çare arayan Samsunspor kafilesi bulunuyordu. Tuz kamyonunu geçmek isteyen kamyon şoförü, ters şeride girdi. Ağır yük taşıyan şoförün fren yapıp o ağırlıktaki aracı hem de o karlı kaygan yolda durdurması imkansızdı. Nitekim acı son gerçekleşti. Son bir ses duyuldu arabanın ön tarafında oturan Mete’den “Eyvah gittik”…
Saatler 9.30'u gösterdiğinde Türk futbol tarihine kara gün olarak geçecek, tüm Türkiye'yi yasa boğacak, Samsunspor'un renklerini kırmızı beyazdan, "kırmızı-beyaz-siyah"a çevirecek o an, o kaza yaşandı.
Bir yanda yaralılar, bir yanda hayatını kaybedenler, bir yanda da ölümle burun buruna gelmenin korkusunu yaşayanlar vardı.

Kaza sonrası ilk müdahaleyi Diyarbakır deplasmanına giden Çarşambaspor kafilesi yaptı. Futbolun dolaylı yoldan açtığı bu yarayı kaderin cilvesine bakın ki yine bir nebze de olsa futbol sarıyordu. “Eğer Çarşambaspor otobüsü gelmeseydi, belki de ölü sayımız çok daha fazla olacaktı" diyor kaza anını anlatan eski futbolcu Hakkı Bayrak…
Futbol tarihine geçen bu elim olayda takımın teknik direktörü Nuri Asan hayatını kaybetti. Nuri Hoca gerçek bir Samsunspor sevdalısıydı… Emin Kar, onun Samsunspor sevdasını , kulübüne bağlılığını şu sözlerle anlatıyordu: "Samsunspor sevdalısıydı. Dünyanın en iyi takımını çalıştırsa bile "Gel sana ihtiyacımız var" dense gelirdi, bir dakika bile durmazdı" Samsunspor da kulübe sevdalı hocasının adını tesislere vererek yaşattı. Nuri Asan ile birlikte kaza yerinde o dönemin en iyi savunmacılarından Muzaffer Badalıoğlu ve takımın golcüsü Mete Adanır ile otobüs şoförü Asım Özkan da hayatını kaybetti. Yugoslav futbolcu Zoran Tomic ise kaza sonrası 6 ay bitkisel hayatta kaldı ve ülkesinde hayata gözlerin yumdu.

Samsunspor o günden sonra istediği ivmeyi yakalayamadı, kazadan sonra futbolcuların çoğu futbolu bıraktı. İkinci yarıda maçlarda hükmen 3-0 mağlup sayılan Samsunspor, özel bir kararla ligde kaldı.

Bir sonraki sezon yeni bir takım oluşturuldu ancak ligde kalamadı ve bir alt lige geriledi. Ardından gelen bir kaç sezonda kendi toplamaya başlayan Samsunspor o zamanın Süper Lig'i olan 1. lige çıktı, ligi ilk 5'te bitirdiği sezonlar oldu. 90'lı yıllarda bir kaç sezon yeniden eski havasını yakaladı. Kupada yarı final, çeyrek final gördü... Ancak... Kim bilir belki o kaza olmasaydı şu an Süper Lig'in Anadolu şampiyonlarından biri, lige damga vuran bir takımı izliyor olacaktık.

Gidenler gitti ancak kalanlar ise yarım kaldı... 20 Ocak 1989'da yaşanan bu kaza milyonların kalbinin bir köşesini buruk, Samsunspor sevdalılarını ise öksüz bıraktı. O günden sonra ne Samsunspor eski günlerine döndü ne de acısını bir nebze olsun dindirebildi. Şimdi yeniden ayağa kalkan Samsunspor, eski günlerindeki gibi Süper Lig'de fırtınalar estirmek için adeta gün sayıyor... Samsun şehri, Süper Lig'e, Süper Lig ise Samsun'a olan hasretini bitirmek için can atıyor...
 

Sıradaki Haber
Küresel Spor İzleyiciliğinde Yeni Boyutlar
Yükleniyor lütfen bekleyiniz