2
Nisan 2020
Perşembe
Diğer Sporlar

Milli atletin hedefi şampiyonluk

28 Şubat 2020 Cuma 13:01 - Son Güncelleme 28 Şubat 2020 Cuma 13:05

Milli atlet Mizgin Ay, "Dünya şampiyonu olduğum gibi olimpiyat şampiyonu da olacağıma inanıyorum." dedi.

2017 Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonası'nda kadınlar 100 metrede altın, 200 metrede ise bronz madalya kazanan, çok sayıda Türkiye rekoru kıran Mizgin Ay, Anadolu Ajansı (AA) Spor Sohbetleri'nin konuğu oldu.

Ablasının beş numara büyük ayakkabısıyla katıldığı Beypazarı'ndaki okul seçmelerinde başarısı keşfedilen Mizgin'in, sohbette spor, kariyer ve hedeflerine ilişkin sorulara cevapları şöyle:

Mizgin Ay kimdir?

19 yaşındayım. Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencisiyim. Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yaşıyorum. Dünya şampiyonu ve 43 Türkiye rekorunu kıran milli sporcuyum.

Atletizme nasıl başladınız, nasıl keşfedildiniz?

10 yaşındayken beden eğitimi öğretmenim Muhsin Soysal'ın yetenek taramaları sayesinde keşfedildim.Uzun atlama yaptım, 50 metre, 400 metre koştum, fırlatma topu attım. Hepsinde çok başarılıydım, yavaş yavaş seçmeler bittikten sonra en iyiler seçilmeye başladı. Beypazarı'nda 300 çocuk seçildik ama 100'ü iyiydi. Ben de onlardan biriydim. Çalışmaları biz oyun olarak görüyorduk. Oyun olunca herkes geliyordu. Yavaş yavaş profesyonelliğe geçince, sahanın etrafında koşmaya, farklı idmanlar yapmaya başlayınca, arkadaşlarımdan bırakanlar oldu. Ben de onlardan etkilenerek bırakmak istedim. Koşmak bana yorucu geliyordu. Onun yerine okul bahçesinde top oynamayı seçiyordum, daha eğlenceli geliyordu. Antrenörüm çalışmalara gitmediğimde arayıp babama haber veriyordu. Babam da beni alıp 'hadi gidiyoruz' diyordu. Gitmek istemesem de babam beni ikna edip götürüyordu.

Atletizm oyun amaçlı, çok da istemeyerek başladığınız bir spor olsa da şu an milli takımdasınız, dünya şampiyonusunuz. Atletizmdeki başarınızı değerlendirir misiniz?

Şimdiye kadar hep ilkleri başardım. İlk dünya şampiyonu oldum.100 metrede ve aynı şampiyonada 200 metrede bir madalya daha kazanarak dünya üçüncüsü oldum. Aslında üçüncülüğüm çok bahsedilmiyor. Benim için orada ilk 8'e girmek bile büyük başarıydı. Ama hem şampiyon oldum hem de üçüncülük elde ettim. Bundan sonraki derecelerim de çok iyi oldu. Ancak sonraki yıllarda sakatlıklar yaşamaya başlayınca dünya şampiyonasının stresi artmaya başladı. Herkesin gözü artık üstümde olduğu için daha çok başarı elde etmem lazım, daha iyi yapmak için antrenmanlarda kendini zorlayınca, sakatlıklar da artmaya başlıyor. Bu gibi zorluklarım oluyor.

En son kırdığınız rekoru hangi sporcudan aldınız? 

Aksel Gürcan'a ait 60 metrede 25 yıllık rekoru kırdım. Güzel bir derece koştum. Ayrıca 200 metrede 24.08'lik bir dereceyle Semra Aksu'nun 36 yıllık Türkiye rekorunu kırdım. Şimdiye kadar kırdığım rekorların içinde benim için en değerli olanı Aksu'nun rekoruydu; atletizm tarihinde yer alan örnek bir sporcunun rekorunu kırdığım için çok mutlu ve gururluyum. 

Bu durum sizden beklentileri de artıyordur, hedeflerinizi yükseltiyordur; çıtayı yukarılara taşımanıza psikolojik destek sağlıyor mu?

Bunları kırdıkça insanın daha iyi koşası geliyor. Güzel bir derece koştum ama bende daha iyisi de vardı. Daha iyi bir dereceyle, 23 saniye ile kırmak istiyordum. Böyle oldu.

Spor sana neler kattı sosyal, ekonomik statü anlamında? 

Ben Fenerbahçe Spor Kulübünün sporcusuyum. Öncelikle kulübüm ve camiama çok teşekkür ediyorum, çok tanındım, maddi manevi katkısı oldu. Bir rol model oldum. Küçük çocuklar beni gördüğünde 'abla senin gibi olmak istiyorum' diyor. Birçok kişiyi spora başlattığım için çok mutluyum. Senin sayende spor başladım, gibi mesajlar alıyorum.

Mizgin'in bir spor kariyer hedefi var mı? 10 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?

Hedeflerimde şu an olimpiyatlar var, dünya şampiyonu olduğum gibi olimpiyat şampiyonu olacağıma da inanıyorum. 2020 Tokyo Olimpiyatları'na katılmayı, orada güzel bir derece elde edip gelecek yıllarda düzenlenecek olimpiyatlara katılmayı hedefliyorum. Gelecek yıllarda kariyerime beden eğitim öğretmeni ve antrenör olarak devam etmek, sporcular yetiştirerek kendim gibi şampiyonlar çıksın istiyorum. Spor, hayatımda yokken bile öğretmen olmak istiyordum. Hafızalarda, 'Türkiye'de bir Mizgin Ay vardı, geçilmez bir sporcuydu' şeklinde kalarak, kariyerimi zirvede bitirmek istiyorum. 6 yıldır beni Türkiye'de kimse geçemedi. Kariyerimin sonuna kadar hiç geçilmemeyi planlıyorum. Kariyerimi olimpiyat, dünya ve Türkiye şampiyonalarının en zirvesinde sonlandırmak istiyorum.


Yarış başlamadan önce kendinizi nasıl hazırlıyorsunuz ? En çok neye odaklanıyorsunuz ?

En çok odaklandığım, antrenörüm Muhsin Soysal hocamın sözleri olur. Her zaman beni motive eder, güzel sözler kurar. Özellikle en çok sevdiğim sözü, 'Sen yürüsen şampiyon olursun, yürüsen rekor kırarsın'. Bu sözleri beni çok motive ediyor. Yarışmaya hazır olmadığımda, mesela bir sakatlık geçirdiğimde sakatlığımı geride bırakıp yarışmaya odaklanıyorum. Başlama anı tabi çok heyecanlı, çok stresli, o saniyeleri beklemek bile… Şu an düşününce bile o heyecanı yaşıyorum. Silah patladıktan sonra stres bitiyor, koşuyorsun 11,12 saniyelik bir süre zaten. Ayrıca birkaç kere ben başlama anını kaçırdım. O sırada dua ediyordum. Antrenörüm, 'Duanı daha önce bitir de başlama anında silah sesine odaklanabil' diyor. Ben de öyle yapmaya çalışıyorum.

 Peki o silah atıldığında her şey geride kalıyor mu, 11 saniyelik o kısa süre nasıl geçiyor?

Hiçbir şey düşünemiyorsun ki o anda. Yarışı bitirdikten sonra ne oldu ne bitti anlamıyorum, çabucak bitti diyorum. Yarış hemen bitiyor ama yarış öncesi sıkıntılı. O an o kadar çok şey aklımdan geçiyor ki birçok şeyi düşünüyorum. 11 saniye için 10 yıldır çalışıyorum.

Efsane olarak gördüğünüz örnek aldığınız bir sporcu var mı?

Kendi branşım dolayısıyla Usain Bolt'un çok hayranıyım. Onun efsane olduğunu düşünüyorum çok güzel dereceler koşmuş, yıllarca onun derecelerinin kırılamayacağını düşünüyorum. Kadınlarda ise 152 boyunda olup 10.70 gibi bir saniye koşup yıllardır geçilemeyen olimpiyat ve dünya şampiyonu, sprinter Shelly Ann Fraser Pryce. Benim de boyum 158 santimetre. 158 boyundaki kız çok hızlı koşamaz, biraz uzun boy gerekir şeklinde konuşulurdu. Her şeyin başı çok çalışmak, tabii ki de yetenek olacak ama en çok da azim ve sabır istiyor bu iş.

Bana verdiği emeklerinden ötürü antrenörüm Muhsin Soysal'a, Gençlik ve Spor Bakanlığı'mıza, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı ve yöneticilerine, Atletizm Federasyonu Başkanımız Fatih Çintimar'a, aileme ve arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. 

Kaynak: AA