Detay

"Futbolun kalbimi kırdığı gün"

14 Mart 2021 Pazar 09:01 - Son Güncelleme 15 Nisan 2021 Perşembe 14:05  |  Kaynak : TRT SPOR

Roberto Baggio'nun yıllar sonra "Futbolun kalbimi kırdığı gün" olarak bahsettiği, 1994 Dünya Kupası finalinde kaçırdığı penaltının hikayesini, öncesini ve sonrasını birlikte inceleyelim...

Defansif oyun yapısıyla öne çıkan İtalyan futboluna bakış açısını değiştiren sihirli ayaklardan birisi olan Roberto Baggio, 90'larda gösterdiği performansla birçok başarıya imza attı. Futbol hayatında yalnızca Serie A ekiplerinde forma giyen "İlahi at kuyruğu" lakaplı yıldız, görkemli kariyerine; FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu, Ballon d'Or, 2 Serie A Şampiyonluğu, İtalya Kupası, Uefa Kupası, UEFA Kupa Galipleri Kupası Gol Krallığı gibi birçok başarı sığdırdı.

Ancak tüm bunlara rağmen Roberto Baggio denince akla gelen ilk olayın 1994 Dünya Kupası finalinde kaçırdığı son penaltı olması da kaderin ayrı bir cilvesi... Dünya Kupası finallerinin en trajik anlarından birisi olan Baggio'nun Brezilya'ya karşı kaçırdığı penaltıya gelmeden, hikayeyi biraz başa saralım ve İtalya'nın ev sahipliği yaptığı 1990 Dünya Kupası'na gidelim.

1985 yılında Fiorentina'da gösterdiği olağanüstü performansla gelecek yıllarda İtalyan futboluna damga vurması beklenen Roberto Baggio, ilk Dünya Kupası heyecanını ülkesinin ev sahipliğinde 1990 yılında yaşadı. Henüz 23 yaşında olan Baggio, Dünya Kupası'ndaki ilk golünü de yer aldıkları grubun son maçında 78. dakikada Çekoslovakya'ya karşı attı.

İtalya 90'da takımın yıldızı hiç şüphe olmaksızın 6 kez rakip ağları sarsarak turnuvanın da gol kralı olan "Toto" lakaplı Schillaci'ydi. Ancak oynadığı futbolla ışık saçan biri daha vardı. O da Roberto Baggio'dan başkası değildi.

Baggio'nun İtalya'sı, 90 Dünya Kupası'nda yarı finalde Arjantin'e penaltılarla kaybederek elendi. Roberto Baggio takımı adına kullandığı ikinci penaltıyı gole çevirse de Donadoni ve Serena fileleri havalandıramadı. Arjantin ise o dönem futbolun en büyük yıldızı olan Maradona'yla son penaltıyı gole çevirerek adını finale yazdırdı.

Ev sahipliği yaptığı turnuvayı İngiltere'yi yenerek 3. tamamlayan İtalya'da buruk bir sevinç vardı. Çünkü kupa kazanılamamıştı belki ama Roberto Baggio tüm dünyaya rüştünü ispatlamıştı. Baggio, üçüncülük maçının 71. dakikasında İngiltere ağlarını da sarsarak kaydettiği toplam 2 golle turnuvaya kendi adına güzel bir şekilde veda etti.

1990 Dünya Kupası sonrası İtalyan futbolunun dev ekibi Juventus'a katılan Roberto Baggio, artık oynadığı takımın bir numaralı yıldızı haline gelmeye başlamıştı. Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenecek olan Dünya Kupası'ndan yalnızca bir yıl önce muhteşem bir sezon geçiren Baggio, 1993 yılında hem FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu hem de Ballon d'Or'u kazandı.

Gelelim 1994 Dünya Kupası'na... E Grubu'nda Meksika, İrlanda ve Norveç ile eşleşen İtalya, ilk maçında İrlanda'ya 1-0 mağlup olarak turnuvaya şok bir başlangıç yaptı. İkinci maçında Norveç'i 1-0 yenen İtalya, son karşılaşmada da Meksika ile 1-1 berabere kaldı. Grupta çok ilginç bir tablo vardı. Tüm takımlar 1 galibiyet 1 beraberlik, 1 mağlubiyetle 4 puan toplamıştı ve averajları hepsinin 0'dı.

Bir üst tura çıkan takımları ise atılan goller belirledi. 3 gol atan Meksika birinci, 2 gollü İrlanda ikinci, diğer iki gollü İtalya üçüncü (İrlanda İtalya'yı yendiği için ikili averajda üstün) ve yalnızca 1 golü bulunan Norveç ise sonuncu olarak turnuvaya veda etti. Çok zor bir şekilde gruptan çıkan İtalya'da bir diğer dikkat çeken konu ise Baggio'nun suskunluğuydu. Turnuvanın yıldızı olması beklenen "İlahi at kuyruğu" performansını grup maçlarında gösterememişti.

İtalya son 16 turunda Arjantin'in olduğu D Grubu'nu lider bitiren Nijerya ile eşleşti. 25. dakikada Emmanuel Amuneke ile öne geçen Nijerya, maçın son anlarına kadar üstünlüğünü sürdürdü. 88. dakikada sahneye çıkan Roberto Baggio, attığı golle takımının turnuvadan elenmesine o an için müsaade etmedi. Uzatma dakikalarında bir kez daha sahneye çıkan Baggio, 102'de kullandığı penaltıyı gole çevirerek, takımını çeyrek finale taşıdı.

Çeyrek finalde ise rakip İspanya'ydı. 1-1 eşitlikle giden karşılaşmanın yine 88. dakkikasında sahneye çıkan aynı isimdi. İtalya'nın yıldızı Roberto Baggio, maçın son dakikalarında attığı bir golle daha takımına turu ve yarı finali getirdi. Son 4'te rakip bu kez Stoichkov liderliğinde müthiş bir turnuva geçiren Bulgaristan'dı. Baggio'nun 4 dakika içinde kaydettiği 2 golle Bulgaristan engelini de geçen İtalya, artık finaldeydi.

Finale yükselen diğer ekip olan Brezilya, kazandığı 3 Dünya Kupası ile maçın ve şampiyonluğun favorisiydi. Ancak İtalya da takımın yıldızı Roberto Baggio'ya güveniyordu. Grup maçlarından sonra bir açılan pir açılan Baggio, eleme turlarında kaydettiği 5 golle İtalya'yı 1994 Dünya Kupası finaline taşıyan isimdi ve takımın en büyük kozuydu.

Final maçı golsüz eşitlikle sonuçlanıp, uzatmalarda da gol sesi çıkmayınca şampiyonu penaltı atışları belirleyecekti. 1990 Dünya Kupası'nda penaltılarla yarı finalde Arjantin'e elenen İtalya bu kez finalde Brezilya ile penaltı atışlarında kozlarını paylaşacaktı. 1990'da Arjantin'e ve 1994 grup maçında da Nijerya'ya karşı kullandığı penaltı atışlarını gole çeviren Baggio, takımın en önemli penaltıcısıydı ve ismi de son sıraya yazıldı.

İtalya kullandığı ilk penaltıyı takım savunmasının en önemli ismi Baresi ile kaçırdı. Ancak Brezilya'da topun başına geçen Márcio Santos da ağları bulamadı ve eşitlik bozulmadı. Sonrasında sırasıyla Albertini, Romario, Evani ve Branco kullandıkları penaltıları gole çevirdi. Skor 2-2'ydi ve eşitlik hala bozulmamıştı.

1982 Dünya Kupası'nı kazanan İtalya'nın o dönemki kadrosunda da bulunan Daniele Massaro, ülkesi adına kullandığı 4. penaltıyı gole çeviremedi. Brezilya ise kaptanı Dunga ile ağları buldu ve 3-2 öne geçerek avantajı yakaladı. İtalya'da 5. ve son penaltıda topun başına takımın en güvendiği isim, Roberto Baggio gelmişti. Turnuvanın o ana kadar yıldızı olan Baggio, vuruşunu kullandı ve topu üstten dışarıya gönderdi.

Şampiyonluk gelmesi halinde 1986'da Maradona'nın Arjantin'e yaptığı etkinin bir benzeriyle anılması beklenen Baggio, penaltıyı kaçırmıştı. 1994 Dünya Kupası şampiyonu 4. kez zafere ulaşan Brezilya olmuştu. Penaltıyı kaçıran Baggio'nun hayal kırıklığı da ekranlara çok net yansımıştı.


 

Kendisinden önce defansın bel kemiği olan Baresi ve Massaro'nun kaçırdığı penaltılar unutulmuştu bile. Akıllarda yalnızca 5. ve son penaltıyı kaçıran Roberto Baggio kaldı. İtalya'yı finale kadar getiren adam artık şampiyonluğu kaybetmenin bir numaralı sorumlusuydu. O ana kadar attığı 5 golün adı bile geçmiyordu.

Hikayenin devamına 1998 Dünya Kupası ile kısa bir bakış atalım. İtalya bu kez 98'de ev sahibi Fransa'ya çeyrek finalde penaltılar sonucu 4-3 yenilerek elenir. Ülkesi adına ilk penaltıyı kullanan Baggio topu ağlara gönderse de Albertini ve Di Biagio kaçırınca 1998'i şampiyonlukla tamamlayacak Fransa, finale yükselir.

Baggio, kariyeri boyunca 3 Dünya Kupası'na katıldı. Toplamda 9 gol attığı 3 kupanın da bir ortak noktası vardı. Baggio'lu İtalya; 90'da Arjantin'e, 94'te Brezilya'ya ve 98'de de Fransa'ya penaltılarla yenilmişti. Takımı adına 3 Dünya Kupası'nda toplam 4 kez penaltı kullanan Roberto Baggio, yalnızca finalde Brezilya'ya karşı kullandığı vuruşu kaçırmıştı.

Yıllar sonra kaçırdığı 94 finaliyle ilgili hislerini 2017'de Four Four Two dergisine verdiği röportajda, "Takımımı Dünya Kupası finaline götürdüğümde çok mutluydum. Futbolun kalbimi kırdığı gün; Dünya kupası finaliydi. Daha önce kimseye söylemedim ama hala o penaltı nedeniyle kendimi kötü hissediyorum. Eğer futbolda bir kuralı değiştirebilecek olsaydım, kesinlikle penaltı vuruşlarından kurtulurdum." ifadeleriyle açıklayan Baggio, penaltılardaki şanssızlığını böyle dile getirdi.

Kaçırılan tek bir penaltı, görkemli bir futbol kariyerinin önüne geçer mi? Buna evet demek Roberto Baggio'ya, kariyerine ve başardıklarına çok büyük haksızlık olur. Ancak şöyle de bir gerçek var, aradan yıllar geçse de Roberto Baggio denilince akla ilk olarak 1994 Dünya Kupası finalinde kaçırdığı penaltı gelecek. Hem de İtalya'yı finale kadar taşıyan adam olduğu göz ardı edilerek...

Sıradaki Haber
Kartal’ın lokomotifi: Valentin Rosier
Yükleniyor lütfen bekleyiniz