Detay

Yakup Sekizkök: En büyük hayalim Milli Takım

23 Ocak 2024 Salı 12:08 - Son Güncelleme 23 Ocak 2024 Salı 12:08  |  Kaynak : TRT SPOR

Darüşşafaka Lassa'nın başantrenörü Yakup Sekizkök, TRT Spor Dijital'in konuğu oldu. Koç Sekizkök, yardımcı antrenörlük kariyerinden gelecek hedeflerine, kariyerinin keyifli yolculuğunu bizlerle paylaştı.

Çok uzun ve başarılarla dolu bir yardımcı antrenörlük kariyeri, lig şampiyonlukları, kupa zaferleri, EuroLeague'de üst üste iki kez mutlu sona uzanan yolculuk, milli takım yılları...

Dolu dolu geçen bir asistan koçluk dönemi sonrası artık başantrenörlük macerası başladı.

Darüşşafaka Lassa'yı çalıştıran koç Yakup Sekizkök, TRT Spor Dijital'in konuğu oldu.

Sekizkök, Beşiktaş ve Galatasaray'da kazanılan şampiyonluklardan Anadolu Efes'in tarihinin en iyi yıllarına, milli takımın başarılı geçen 2014 Dünya Kupası'ndan birlikte çalıştığı unutulmaz oyunculara kadar kariyerinin pek çok önemli noktasına parmak bastı.

Koç, Darüşşafaka Lassa ile devam eden sezonu ve gelecek hedeflerini de mercek altına aldı.

Ergin Ataman ile birlikte çalıştığınız ve Beşiktaş ile Galatasaray'daki şampiyonluklarla başlayıp Anadolu Efes'te üst üste iki EuroLeague kupasına uzanan, dolu dolu bir yardımcı antrenörlük deneyiminiz var. Bu sürecin koçluk kariyeriniz öncesi en büyük öğretileri neler oldu?

Farklı kulüplerde görev almak, oyun yapısı birbirinden değişik oyuncularla çalışmak ve hem Türkiye, hem de Avrupa kupalarında yer alan takımlarımızda lig tecrübeleri yaşamak büyük bir deneyim. Yardımcı antrenörlüğüm dönemimde, dediğiniz şekilde ülkemizin çok önemli basketbol takımlarında yer aldım ve bu kulüplerin önemli başarılarında teknik ekip bünyesinde görev yaptım. Bu çeşitlilik ve doğru ekiplerle çalışma fırsatı bana saha kenarında kazandırdığı deneyim kadar, problem çözme – kulüp ve takım yapısına bağlı değerlendirmeler yapabilme ve sahanın içi kadar dış alanında da yönetim kabiliyeti kapsamında büyük öğretiler sağladı.

Basketbol antrenörlüğü üzerine yaşadığınız gelişimin yanında ekonomi alanında gördüğünüz bir eğitim de var. Bunun yaşamınıza ve mesleğinize katkıları oldu mu?

Üniversitede aldığım eğitimin, antrenörlüğüme direkt katkı sağladığını söylemem zor ama tabii ki tüm eğitim öğretim hayatınız boyunca elde ettiğiniz kazanımların kişiliğinize ve karakterinize direkt etkisi ve katkısı var. Bu katkı da ister istemez antrenörlük bakış açıma olumlu yönde yansıyor. Olaylara, sorunlara farklı açılardan bakmamı sağlıyor.

Ekonomi alanında bir eğitimim var, günümüzde tabii ki ekonomi ülkemizde her evin ortak konu başlıklarından biri, ama bunu kulübün farklı alanlarında kullandığımı söyleyemem. Fakat eğitimim esnasında aldığım işletme-pazarlama gibi dersler kesinlikle süreç yönetimde bana fayda sağlıyor.

Deron Williams'tan Carlos Arroyo'ya, Shane Larkin'den Vasilije Micic'e, Allen Iverson'dan Stephane Lasme'ye dünyanın ve kıtanın çok önemli yıldızlarıyla çalıştınız. Sizin için birlikte çalışması en rahat, sahada en güven veren oyuncu kimdi?

Bu isimlerin hepsi çok değerli, benim için görev yaptığım takımlardaki her isimle çalışmak ayrıca büyük mutluluktu. Ama bir isim vermem gerekirse önceliğim Krunoslav Simon ve Vladamir Micov.

Beşiktaş'a geldiğinizde camiada bir Iverson heyecanı vardı ancak kupa seviyesinden uzaktı. Anadolu Efes'e geldiğinizde takım, Euroleague sonuncusuydu. Galatasaray da yükselişteydi ancak kupalarla taçlandıramıyordu. Tüm bu serüvenlerde, sizin de içinde bulunduğunuz teknik ekip neyi doğru yaptı ve ortaya "kupa avcısı" ekipler çıktı?

Bu serüvenlerin, hikayelerin hepsi güzel bitti. Tabii ki, hem kulüp yönetimleri hem de teknik ekibin tamamının doğru dokunuşları ile doğru oyuncu grupları bir araya getirildi. Bu grupları ve elinizde olan tüm parçaları da doğru kullandığınızda hedefe doğru yol almaya başlıyorsunuz.

Burada en önemli nokta hedef. Takımın her bireyini aynı hedef doğrultusunda inandırabilirseniz, istediğiniz başarılara doğru daha hızlı bir şekilde yol alıyorsunuz.

Anadolu Efes'le Euroleague şampiyonluklarınız aslında iki değil, dört yıllık bir serüvene dayanıyor. 2019'da final, 2020'de her şey yolunda giderken sezon iptali, 2021 ve 2022'de nihayet kupa... Bu kadar uzun bir periyot boyunca takımı hedefte tutmayı nasıl başardınız?

Bu aşamada, tüm ekibi canlı tutan ve hedeften saptırmayan en önemli etken arkamızdaki güçtü. Anadolu Holding sadece takıma ismini veren şirket değil, kurum kültürü ile beraber tüm imkanlarını kulübe sunan ve takımın hedefe bağlı kalmasını sağlayan bir müessese.

Oyuncu grubumuz, biz onları sahada fiziksel olarak hazır tutarken, saha dışında da Avrupa’da en iyi şartlarda basketbol hayatlarını sürdüren oyuncular oldular, bu da mental açıdan da her anı olumlu geçirmelerine ve hedefe kilitlenmelerini sağladı. Özellikle bu 4 yıllık dönemde Anadolu Grubu’nun sağladığı maddi ve manevi güç ile uzun vadeli plan yaparak, tüm ekibin motivasyonunu en üst seviyede tutabildik.

Artık Darüşşafaka'nın başantrenörlüğünü yapıyorsunuz. Bizimle Daçka'da kısa ve orta vadeli planlarınızı, kulübü taşımak istediğiniz seviyeyi paylaşır mısınız?

Sezon başında, bugüne göre farklı planlarımız vardı. Ancak her kulübün yaşayabileceği bazı sorunlar ile yüzleştik ve kısa vadede yönümüzü biraz değiştirmek zorunda kaldık. Geçen hafta Şampiyonlar Ligi’ne veda ettik, bununla beraber şu an için en büyük hedefimiz bu sene ligde play-off yarışının içinde kalmak.

Orta vadede ise önümüzdeki yaz dönemi tekrar bir yapılanma süreci ile beraber Darüşşafaka Lassa’yı asli hedeflerine ulaştıracak bir kadro yapılanması ile ilerlemek istiyoruz.

Sezona çok iyi giren ancak kadrosunda önemli değişimler yaşayan, bugünlerde de play-off sınırında bulunan bir Daçka var. Takımınız adına sezonun ulaşılması beklenen hedefi nedir?

Tek ve net play-off’lara kalmak.

Milli takımda da önemli bir süre boyunca yardımcı antrenörlük geçmişiniz var. Sizin için unutulmaz maçlar hangileriydi? "Çok gurur duyulası bir galibiyetti" ya da "Bu maçı kazanmayı çok isterdik" diye öne çıkarabileceğiniz maçlar var mı? Milli takım ile önümüzdeki süreçte hedef nedir? Neler yapılabilir?

Milli takım ayrı bir mertebe. Orada görev almak, ister oyuncu – ister idareci ya da bizler gibi teknik ekip içerisinde bulunmak öncelikle büyük bir gurur. Her maçımız burada çok çok önemli ama unutulmaz deyince aklımda 2 maç canlandı. İkisi de 2014 FIBA Dünya Kupası’ndan. İlki Emir Preldzic’in son saniye basketi ile kazandığımız Avustralya maçı diğeri ise çeyrek finalde kaybettiğimiz Litvanya maçı. O maçı kazanabilseydik yarı final oynayacaktık ve madalya alma şansımız olacaktı.

Milli takımımız ile önümüzdeki süreçte ana hedef 2025 Avrupa Şampiyonası’na katılmak. Önümüzdeki ay başlayacak eleme maçları ile önce deplasmanda İtalya ve sonrasında İstanbul’da İzlanda maçları ile beraber Avrupa Şampiyonası eleme süreci başlıyor. Amacımız önce şampiyonaya gitmek ve ardından madalya için mücadele etmek.

Son olarak, Yakup Sekizkök başantrenörlük kariyerinde kendini hangi noktada hayal ediyor?

Her Türk hocanın en büyük hedefi, milli takımın başında yer almaktır. Benim de en büyük hedefim A Milli Takım baş antrenörlüğü.

Sıradaki Haber
Türk futbolunun unutulmaz başkanı: İlhan Cavcav
Yükleniyor lütfen bekleyiniz