20
Eylül 2019
Cuma
Diğer Sporlar

Üç kuşağı başpehlivan aile

06 Eylül 2019 Cuma 14:22 - Son Güncelleme 06 Eylül 2019 Cuma 14:47

Aile geleneği başpehlivanlığın üçüncü kuşak temsilcisi, 658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri başpehlivanı Ali Gürbüz'ün dedesi Mehmet Öztürk, evlerini süsleyen kupalar, madalyalar ve fotoğraflarla anılarını tazeliyor.

658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde üçüncü kez başpehlivanlığı kazanan Ali Gürbüz ile gurur duyan dedesi Mehmet Öztürk, torunundan 3 kez üst üste başpehlivanlığı kazanarak tarihi Elmalı ve Kırkpınar güreşlerinde altın kemerin sürekli sahibi olmasını istiyor.

Kırkpınar'da 1988 yılında başpehlivan olduktan bir yıl sonra, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden Recep Gürbüz'ün kendisi gibi başpehlivan olan kayınpederi Mehmet Öztürk, ailenin üçüncü kuşak temsilcisi torunu Ali Gürbüz'ün başarılarıyla gururlanıyor.

Damadının aynı zamanda ustası da olan Mehmet Öztürk'ün evini, kendisinin, damadı Recep Gürbüz'ün ve torunu Ali Gürbüz'ün aldığı kupa ile madalyaların yanı sıra fotoğraflar süslüyor.

Güreşe adanmış bir ömür süren Öztürk, yaptığı açıklamada, cumhuriyet tarihinde üç kuşak başpehlivanlık yapan iki aileden biri olduklarını belirtti.

"Güreş aşktır. Yöremizde güreşsiz düğün olmazdı. Biz öyle yetiştik" ifadelerini kullanan Öztürk, "Köy güreşlerinden pehlivan olarak geldik. Elmalı'nın Kırkpınar'da güreşen ilk başpehlivanıyım. Ömrüm güreşle geçti. Evimizde her yer kupa, madalya. Onlarla yatıp kalkıyoruz. Onlara baktıkça gururlanıyoruz" diye konuştu.

Elmalı'da eskiden güreşlerin toprak sahada yapıldığını hatırlatan Öztürk, Elmalı Yağlı Güreşleri'nin tarihine işaret etti.

Öztürk, üç gün sürecek 667. Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri'ne ilginin yoğun olmasını beklediklerini dile getirerek, "Elmalı güreşlerine ilgi hiçbir zaman eksilmez. Her sene birbirinden güzel güreşler olur. Pehlivanlarımız da seyircimiz de üzerine düşeni yapar" ifadelerini kullandı.

Geriye kulak çınlaması kaldı

Yağlı güreşin zorluğuna değinen Öztürk, başpehlivan damadı Recep Gürbüz ile Çanakkale'den Tokat'taki güreşlere giderken yaşadıkları bir anıyı paylaşarak, kendi kullandıkları araçla gidecekleri yere ulaşıncaya kadar çok yorulduğunu anlattı.

"İnsan vücudu buna dayanmaz" diyen Öztürk, şöyle devam etti:

"Biz bunu yaptık, cezasını çektik. O günden bana güreşin bir hatırası kaldı. Aşırı yorgunluktan, uykusuzluktan kulak çınlaması oluştu. Elmalı'ya döndüğümüzde sürekli başım dönüyordu. Uykusuz olmama rağmen iki gün uyuyamamıştım. Halen zaman zaman bu rahatsızlığım devam eder."

Öztürk, torunu Ali Gürbüz'e de kendisini yorgun hissettiğinde sıhhatini düşünerek güreşe katılmamasını tavsiye ettiğini aktardı.

"Damadımın hayalini torunum gerçekleştirecek"

Torunundan hem Elmalı'da hem de Kırkpınar'da altın kemerin sürekli sahibi olmasını beklediklerini vurgulayan Öztürk, bunun hayalleri olduğunu açıkladı.

Öztürk, rahmetli başpehlivan damadı Recep Gürbüz'den övgüyle bahsederken, şunları kaydetti:

"Cumhuriyet tarihinde Recep gibi pehlivan gelmemiştir. 80 kilogram ağırlığında bir tek başpehlivan bulamazsınız. 1988 yılında Kırkpınar başpehlivanı oldu. 1989 yılında vefat etti. Üst üste üç kez Kırkpınar'da başpehlivanlığı kazanıp, altın kemerin sürekli sahibi olabilecek güçteydi. Damadımın hayalini, torunum Ali gerçekleştirecek. Ali'nin fiziğinde olup, er meydanında onun tekniklerini yapabilen başka bir pehlivan yok."

"Anne ve eş desteği çok değerli"

Ali Gürbüz'ün annesi Hatice Gürbüz, rahmetli eşinin başarılarına oğlunun yenilerini eklemesinden duydukları mutluluğu dile getirdi.

Eşi Kırkpınar başpehlivanlığını kazandığında, oğlu Ali'nin bebek olduğunu anlatan anne Gürbüz, "Kendini güreşin içinde bulan Ali, başarıdan başarıya koştu. Kırkpınar'da şampiyonluğa ulaştı. Çok mutlu olduk. İnşallah altın kemerin de sürekli sahibi olacak" şeklinde konuştu.

Hatice Gürbüz, güreşte moralin öneminden bahsederek, "Hem babamın hem rahmetli eşimin hem de oğlumun er meydanındaki mücadelelerinde, hep arkalarında olduk. Anne ve eş desteği çok değerli. Hepsi bir arada olmayınca başarı zor geliyor" değerlendirmesinde bulundu.

Tel örgülerin arkasından protokole

Çocukluğunda Elmalı güreşlerini takip ettiklerini, eskiden kadınların çok güreş alanına gitmediğini ve bu nedenle de babasını tel örgülerin arkasından izlediğini belirten Gürbüz, "Bugün yağlı güreşler daha kaliteli seviyeye geldi. Şimdi artık biz er meydanında karşılanıyoruz, protokolde oturuyoruz. Kadın seyirci sayımız da çoğaldı. Oğlum şampiyon olduğunda bana, 'Ali'ye çok dua ettik' deyip, ağlayan kadınların sayısı bir hayli fazlaydı" açıklamasını yaptı.

Babasının, eşinin ve oğlunun hep sporculara yönelik özel beslenme diyetleri olduğunu aktaran Hatice Gürbüz, "Öğlen sebze yiyorsan, akşam mutlaka et yemeği olacaktır. Haşlama yemekleri yaparım. Çorbaları sürekli et suyuyla olur. Her şeyiyle birebir ilgileniriz. Et vazgeçilmezimizdir. Kasapla ortağız desek yeridir." diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: AA