Tüm Ligler
Tüm Ligler
Süper Lig
TFF 1. Lig
Premier Lig
Primera Lig
Bundesliga I
Serie A
Ligue 1
8
Aralık 2019
Pazar
Diğer Sporlar

Engel tanımayan yüzücüler

03 Aralık 2019 Salı 13:23 - Son Güncelleme 03 Aralık 2019 Salı 15:00

Engelli gençlerin, yeterli destek ve imkan verildiğinde başarılı olmaması için hiçbir neden yok. Tıpkı engelleri yüzerek aşan, başarılarıyla göz dolduran Cenk Keçoğlu, Ahmet Serdar Demir ve Kübra Dere gibi…

Engellileri daha iyi anlayabilmek ve yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek amacıyla 3 Aralık, Dünya Engelliler Günü olarak kabul edildi. Bu özel gün için Beylikdüzü Spor Kompleksinde, engellerini yüzerek aşan gençlerle bir araya geldik. Farklı yaş gruplarından pek çok çocuk ve genç burada haftanın 6 günü kulaç atıyor. Bugüne dek sayısız başarı kazanan gençlerin her birinin farklı bir engeli, hikayesi ve geleceğe dair umutları var.

Ahmet Serdar Demir: “Suda kaybettiğimi, suda geri kazanacağım”

Beylikdüzü Spor Kompleksinde hayatı değişen engelli gençlerden biri üniversite öğrencisi Ahmet Serdar Demir… Onun hayatı 2011 yılında gittiği bir tatille alt üst oldu. Sığ bir suya balıklama atladığı için omurilik felci geçirdi. 7 yıl süren fizik tedavinin ardından yüzmeye başladığını söyleyen Demir, “Bu sporda gittikçe profesyonelleşmeye başladım. Haftanın 6 günü antrenman yapmaya başladık. Kendimizi çok fazla geliştirdik ve müsabakalara katılmaya hak kazandık. Yarışmalara ilk gittiğimde iki gümüş madalya, iki Türkiye ikinciliği, iki Türkiye üçüncülüğü kazandım. Bunun üzerine kendime bir söz verdim: Suda kaybettiğimi suda geri kazanacağım” diyor.

Genç sporcu, amacının daha büyük başarılara imza atmak olduğunu vurguluyor. Sporun kendisine kazandırdıklarını ise şöyle anlatıyor:

“Sosyalleştim, fiziksel anlamda güçlendim ve mental anlamda geliştim. Fiziksel kuvvetim sürekli antrenman yaptığım için çok fazla gelişti. Ve bu, benim engelli hayatımda çok yardımcı oldu. İşlerimi kolaylaştırmam konusunda çok fazla destek oldu. Düşünce anlamında da çok fazla geliştim. Yapamayacağım şey olmadığını gördüm. Spor bana aynı zamanda üniversite kapılarını açtı.”

Ahmet Serdar Demir, insanların engellilere karşı daha duyarlı davranması gerektiğinin altını çiziyor ve ekliyor: “Sadece 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde değil; her gün engellilerin anlaşılması lazım ki hayatımıza daha kolay devam edelim. Çünkü herkes bir engelli adayı… Kimin başına ne geleceği belli olmuyor. Bunun için insanların empati yapıp anlayış göstermesi lazım.” 

Kübra Dere: “Yüzmeye başladıktan sonra özgüvenim arttı”

Kübra Dere’nin hayatı ise geçirdiği bir kaza sonucu değişmiş. 2014’te Kabataş’ta bir halk otobüsünün yaptığı kazada ayağını kaybetmiş. Kübra Dere’nin o zor günleri geride bırakmasında yüzmenin önemli katkıları olmuş: “Yürüyüşüm için iyi geleceğini söylüyorlardı. Kendimi hazır hissettiğim zaman başladım. Bacak kaslarım daha da güçlendi. Yürüyüşümde düzelme oldu. Yarışmalarda başarı elde etmeyi istiyorum. Ocak ayında Türkiye şampiyonasına katılacağım ilk defa. Orada bir altın madalya almak istiyorum.”

Kübra Dere, engelliler için sporun ne kadar faydalı olduğunu, “Ben önceden kendimi göstermeye çekiniyordum. Fotoğraf falan paylaşmazdım. Bu şekilde çıkmaya kendimi hazır hissetmiyordum. Ama yüzmeye başladıktan sonra özgüvenim arttı” sözleriyle anlatıyor.Kübra Keçoğlu: “Başarı asla tesadüf değildir”

Milli yüzücü Cenk Keçoğlu, henüz 19 yaşında olmasına rağmen pek çok başarıya imza atmış down sendromlu bir genç. Küçük yaşlardan itibaren gönül verdiği yüzmeyle hayatı değişmiş. Onun sporla değişen hayatını ise annesi Kübra Keçoğlu anlatıyor:

“Down sendromlular, kasları gevşek olarak doğuyor. Çocuğumuzun mutlaka spor yapması gerektiği şeklinde doktorlarımızdan uyarılar aldık. Yüzme, bu tarz çocukların yapabileceği uygun sporlardan biri. Kas yapısındaki gevşeklik yüzmeyle daha sıkı hale geldi.”

Cenk Keçoğlu, bugüne kadar yüzme yarışmalarında pek çok başarı elde etti. Okul sporlarında 4 yıldır Türkiye şampiyonu oluyor. Açık deniz yarışlarında da hatırı sayılır başarılara imza attı. Oğlunun elde ettiği başarılarla gurur duyan anne Kübra Keçoğlu engelli ailelerine şöyle sesleniyor:

“Spor mutlaka olmalı. Eğitim ve spor mutlaka birlikte gitmeli. Çünkü sporun verdiği disiplin, eğitime de yansıyor. Zaten üniversite başarısı da böyle geldi. Hasta olduğu gün dahi antrenmandayız. Bir söz vardır: başarı asla tesadüf değildir. Çalışmak sonucunda her şey oluyor. Engeller aşılıyor.”

Duran Arslan: “Engelli çocuklarımızı her gün hatırlayalım”

Tüm bu engelli gençlerin başarısının ardındaki isim ise İstanbul Gençlik ve Spor Müdürlüğü Engelli Yüzme Antrenörü Dr. Duran Arslan’dan başkası değil. Kendini engelli çocukların eğitimine adayan Dr. Arslan, “Engelli çocuklarımızı sadece 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde hatırlamayalım. Her gün hatırlayalım. Bu çocukların da ‘normal’ diye tarif ettiğimiz bireyler gibi okula gittiğini, sosyal hayatın içinde olduğunu unutmayalım. Onların eğitim hayatlarına, sportif hayatlarına destek verilirse hem fiziksel hem mental hem de sosyal açıdan bu çocukları kazanabiliriz. Bu çocukları toplumun içine sokabiliriz. Eğitici, öğretici ve üretici bir nesil meydana getirebiliriz” diyor.

İmkan ve destek verilirse engelli gençlerin mutlaka başarılı olacağını belirten Dr. Duran Arslan, Gençlik ve Spor Bakanlığının engelli gençlere tesislerini ücretsiz açtığını vurgulayarak şöyle diyor:

“Engeli ne olursa olsun, bu tesislerden ücretsiz yararlanabilirsiniz. Beylikdüzü Spor Kompleksinde yüzlerce çocuğa eğitim veriyoruz. Sizlere de destek verelim. Yüzmeyi öğretelim. Eğitim hayatlarınıza destek verelim. Diğer öğrencilerimiz gibi sizi de üniversiteye yerleşmeniz noktasında destekleyelim.”  

Haber: Mine Yagıcı Çiftçi - İlyas Umut Özacar - Oğuzhan Erdoğan