Detay

Şımarık rekortmen

08 Ağustos 2021 Pazar 18:00 - Son Güncelleme 08 Ağustos 2021 Pazar 16:41  |  Kaynak : TRT SPOR

2008 Pekin Olimpiyatları 100 metre finalinde rakiplerine fark atan ve bitiş çizgisine yaklaşık 30 metre varken kutlamalara başlayan Usain Bolt'un, 9.69'la o dönem için kırdığı dünya ve olimpiyat rekorunun hikayesini tekrar hatırlayalım...

Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları, bugün yapılan kapanış seremonisiyle tamamlandı. TRT SPOR, TRT SPOR Yıldız ve trtspor.com.tr'den naklen yayınlanan organizasyonda her gün onlarca keyifli müsabaka izleyiciyle buluştu. Ülkemizin de 108 sporcuyla temsil edildiği Tokyo 2020, birçok yeni rekora, özel ana ve ilklere sahne oldu.

Geçtiğimiz haftalarda fotoğrafın hikayesi serisinde olimpiyat tarihinin en başarılı şampiyonlarından biri olmasının yanısıra Türk spor tarihinin en özel figürlerinden olan Naim Süleymanoğlu'nun 1988 Seul Olimpiyatları'nda kendi ağırlığının 3 katından 10 fazlası olan 190 kiloyu kaldırışının hikayesini, öncesini ve sonrasını ele almıştık.

Tokyo 2020 Olimpiyatları'nın sonuna gelmişken, kapanışı da tıpkı Naim gibi organizasyonun en özel ve en sevilen isimlerinden biriyle yapalım. Jamaikalı sprinter Usain Bolt'un; 2008 Pekin Olimpiyatları erkekler 100 metre finalinde rakiplerine fark attığı, bitiş çizgisine yaklaşık 30 metre varken kutlamalara başladığı ve 9.69'la o dönem için kırdığı dünya ve olimpiyat rekorunun hikayesini tekrar hatırlayalım...

Henüz 15 yaşındayken 2002 Dünya Gençler Atletizm Şampiyonası'nda 200 metre yarışını kazanan Usain Bolt, bu birincilikle şampiyonada altın madalyaya ulaşan en genç sporcu unvanının da sahibi oldu. 2004'te ise bu kez Carifta Oyunları'nda 200 metreyi 19.93 saniye ile koşan Bolt, bu alanda 20 saniyenin altına inen en genç sporcu oldu.

Adından gün geçtikçe daha fazla söz ettirmeye başlayan genç bir yetenek olan Bolt'un efsaneye dönüşmesi ise hem biraz zaman hem de sabır gerektirdi. Skolyoz (omuz eğriliği) rahatsızlığı ve dizinden yaşadığı sakatlıklar nedeniyle pistlerde istikrarlı bir biçimde yarışayamayan Bolt'un koçu Glen Mills, onu 400 metre koşmaya ikna etmeye dahi çalıştı.

Çünkü Mills, Bolt'un 100 metre gibi kısa bir mesafede yeterli patlayıcılığa sahip olamayacağını ve dolayısıyla da iyi bir çıkış yapamadığı yarışları zirvede tamamlayamayacağını düşünüyordu. Ancak 400'ün idmanlarının çok ağır olacağı hesabını da yapan genç Bolt, yeteneği ve özgüveniyle antrenörünü ikna etti.

Sonraki süreçte kas kütlesini arttırarak ilk olarak omuz eğriliği rahatsızlığının üzerine giden ve 100 ile 200 metrede gittikçe uzmanlaşan Bolt, kariyerinin henüz 5'inci 100 metre yarışında Reebok Grand Prix'inde 9.72'lik derecesiyle dünya rekoru kırdı. 2008 Pekin Olimpiyatları öncesi Bolt, dünya rekortmeni unvanını da eline geçirmişti.

1.95 metrelik boyu nedeniyle 100 metre gibi kısa mesafe bir yarışta ilk başlangıç ile hızlanma süresiyle ilgili sıkıntılar yaşayacağı düşünülen Bolt, kariyeri boyunca en çok da bu özelliğini geliştirme üzerine çalıştı. Çünkü fizyolojik olarak kendisinden ortalama 20 cm daha kısa olan rakipleri gibi çabuk çıkış yapması ve hızlanması pek de mümkün değildi.

Ancak özellikle ilk 30 metre sonrası müthiş bir ivme yakalayan ve adeta uçuşa geçen Bolt, bunun en güzel örneğini tüm dünyaya ilk olarak 2008 Pekin Olimpiyatları erkekler 100 metre finalinde gösterdi. Birkaç ay önce 9.72 ile kırdığı dünya rekorunu Pekin'de 9.69'a çeken Bolt, son metrelerde o kadar rahattı ki yarış henüz bitmeden kutlamalara başlamıştı bile.

Olimpiyat tarihinin en ikonik anlarından birisi olan Bolt'un yarışın bitmesine yaklaşık 30 metre kala temposunu düşürmesi ve kollarını açarak sevinç gösterisine başlaması tek bir kelimeyle açıklanabilir; şımarıklık... Çok daha iyi bir dereceyle, belki de hiçbir zaman ulaşılamayacak bir rekora uzanmak varken, şov yapmak tam da Bolt'a yakışır bir durumdu.

Hayattan ve yalnızca keyif aldığı şeyleri yapmaktan hoşnut olduğunu daima belirten Bolt, tüm kariyeri boyunca da buna uygun davrandı. Normalde atletizmde özellikle kısa mesafe koşularında yarışçılar tanıtılırken, konsantrasyonlarının ne kadar üst düzeyde olduğunu gözlemleyebilirsiniz.

Ancak bu durum bizim "şımarık" rekortmenimiz için tam tersi. Kameralar kendisini çekmeye başladığı an şovunu izleyiciyle buluşturan Bolt; kısacık saçlarını tarar gibi yapışı, gülümseyip sonradan aniden ciddileşmesi, dansları ve sempatik birçok tavrıyla yalnızca eğlendiği işi yaptığını herkese gösteriyordu.

Bolt efsanesinin başladığı Pekin 2008 Yaz Olimpiyatları erkekler 100 metre finalinin ardından Jamaikalı koşucu, 200 metrede de aynı organizasonda 19.30'luk derecesiyle yine dünya ve olimpiyat rekoru kırdı. Bolt, 4x100 bayrak yarışında ülkesiyle 37.10 ile rekorlarla altın madalyaya ulaşıp olimpiyat 3'lemesi yapsa da ilerleyen dönemde takım arkadaşı Carter'ın kanında doping maddesi bulundu ve Jamaika'nın birinciliği geri alındı.

Ancak kariyerini her geçen gün daha üst seviyeye çıkaran Bolt, 2009 Dünya Atletizm Şampiyonası'nda bu kez 100 metrede 9.58, 200'de ise 19.19 koşarak bu iki dalda da kırılması güç olarak kabul edilen yeni 2 dünya rekorunun sahibi oldu. 2008 Pekin'den 2016 Rio Olimpiyatları'na kadar deyim yerindeyse atletizmde tam bir "kısa mesafe krallığı" kuran Bolt, pistlerin en özel ismi oldu.

Bu süreçte defalarca Dünya şampiyonu olan Bolt, 2012 Londra ile 2016 Rio'da yine olimpiyatlarda 100, 200 ve 4x100 takımda altın madalyaya ulaştı. Atletizm dünyasının en önemli figürü olan Bolt, olimpiyatlar tarihinde üst üste 3 kez 100 metre erkeklerde altın madalya kazanan tek sporcu olarak tarihe de geçti.

2016 Rio sonrası kariyeri artık düşüşe geçen Bolt, kazanabileceği her şeyi kazanmış ve kırabileceği tüm rekorları kırmış olmanın verdiği doygunlukla olsa gerek, atletizmden uzaklaştı. Aslında kariyerinin düşüşe geçmesinin temel sebebini de Bolt'un zihnen atletizmden kopması olarak yorumlarsak yanılmış olmayız.

Tıpkı Jordan'ın basketbolun en büyük efsanesiyken yaşadığı sorunlar nedeniyle bir anda parkelere ara verip çok sevdiği bir diğer spor olan beyzbolda kariyer yapması gibi Bolt da bu geçişi futbolla yaptı ve yeşil sahalara adım attı. Henüz 32 yaşındayken kazanabileceği çok daha fazla dünya şampiyonluğu ve belki de bir olimpiyat daha varken, o futbolcu olma isteğini yineledi.

Sıkı bir Manchester United taraftarı olan Bolt, yine hayallerinin peşinden gitti ve sadece sevdiği işi yaptı. Almanya Bundesliga ekiplerinden Borussia Dortmund, Güney Afrika'nın Sundowns ve Norveç'in Stromsgodset takımlarıyla da antrenman maçlarına çıkan Bolt; Central Coast Mariners ile profesyonel sözleşme imzalamaya da oldukça yaklaştı.

Mariners ile çıktığı hazırlık maçında 2 de gol kaydeden Jamaikalı sprinter, kendisine önerilen senelik 100 bin euroluk teklifi az bulduğu için kabul etmedi. Deneme süresinin başında Bolt'un senelik yaklaşık 1.8 milyon euroya imza atması bekleniyordu ancak bu miktarı karşılayacak sponsorların bulunamaması nedeniyle bu hayal gerçeğe dönüşmedi.

Sonraki süreçte yaptığı açıklamada futbolculuk kariyeri için girdiği serüvenin çok eğlenceli geçtiğini belirten Bolt, "Takım içinde yer almak güzeldi. Farklı bir alan ve farklı bir saha. Bu süre zarfında güzel vakit geçirdim." dedi ve sporu tamamıyla bıraktığını açıkladı. Farklı alanlara yöneleceğini belirten Bolt'un yeni hedefi ise iş adamı olmak...

Yalnızca sevdiği işi yapmaya çabaladığını her zaman yineleyen ve buna uygun davranan Bolt, henüz 36 yaşında. Atletizm kariyerine devam etseydi belki de yeni bir hikaye de Tokyo 2020'de yazacaktı... Hatta daha geriye dönelim, 2008 Pekin'de bitişe 30 metre kala kutlamalara başlamayıp, aynı ciddiyetle yarışı sonlandırsaydı belki de sonraki yıl kıracağı 9.58'i bile geride bırakacaktı...

Tabi bunların hepsi yalnızca birer ihtimal ve hatta suya yazı yazmaktan ibaret. Bolt efsanesini, 100 metrede 9.58 ve 200'de ise 19.19'u geride bırakabilecek yeni bir rekortmen görebilir miyiz bilinmez. Yalnızca şunu söyleyebiliriz; atletizm kariyerinde müthiş işlere imza atan Jamaikalı koşucuyla aynı döneme denk gelebilmek ve başarılarına, yazdığı tarihe tanık olabilmek tüm sporseverler için büyük bir ayrıcalıktı...
 

Sıradaki Haber
Hikayenin sonu
Yükleniyor lütfen bekleyiniz